31 Temmuz 2010

31temmuz2010

doğruya doğru, zamanında bu blog deli dozgun giderken bizzat doğru düzgün katkı yapmıyordum. çok bizarre bir durum- ama lüleburgaz'da bizarra cafe var. ben orada takılıp kağıt oynadım: king, batak vs...

blog'un şu anki haline bakıyorum ve üzülüyorum. kimse bir şey yazmıyor. ben yazdığımda ise üşenip resim koymuyorum. resim koymuyorum çünkü üşeniyorum dedim; ama diğer taraftan da yazdıklarım alakasız konular ihtiva ediyor.

sırf bu sebepten kendimi iyi bir yazar olarak görmemişimdir. çünkü iyi yazar, yazıda belirteceklerini belli bir plan çerçevesinde planlayıp ona göre paragraflayandır benim gözümde. buraya yazdığım yazıların okunulurluğunu çok sorgulamadığımdan düzgün bir sıra içerisinde ilerlemediğimden yazdıklarımı beğenmediğim çoktur. Ama şu cümleye kadar büyük harf kullanmadığım şu yazıda, ne yazsam da diye ikilemlerde kaldım.

Malumunuz NBA ile ilgili yazılar yayımladık. Yeri geldi şarkı listeleri, bazı zaman film yorumları. Futbol desen o var. Denemenin alanına da girdiğimiz de oldu.

Bana zamanında İsveç'te iken yurtdışındaki anılarımla ilgili yazılar yazmam istendiğinde "yok, sağol" diye geçiştirdiğim durum, biraz benim gevşekliğim biraz da blogumuzun 0 zamanki akıcılığından ileri gelen koşullar nedeniyle gerçekleşmedi. Şimdi bana kimse "Berk, yazı yaz be hacı- bloga iyi olur demiyor." Madem kimse demiyor, ben de kimse değilim nihayetinde. Canım sıkılıyor diye yazacağım lan.

Yakın zamanda Japonya'daki misafirliğim süresince gözlemlerim ve değişik paylaşımlarımla sizlerle olacağım. 2 hafta sonra zamanım ve şevkimm olmayacak biliyorum- o yüzden elimden gelenin en iyisini yapacağım. Fotoğraf bile ekleyebilirim yazılara.. o derece istekliyim.

Ne mi yazacağım? O da not defterimde lan. Rahad olun. Selametler.