26 Mart 2012

Lüleburgazspor- Hacettepe mücadelesi


Üniversiteye gittiğimden beri Lüleburgazspor maçına gidemiyordum. Üniversiteye gitmeden önce de gidemiyordum. Nereden bakarsan bak Lüleburgazspor maçlarına gidemiyordum. Yaş, dersane, basketbol, arkadaşlar derken bir şekilde kıyıda kaldı hep Burgazspor. 
 
25 Mart 2012 günkü Hacettepe maçına yapacak bir işim olsa gider miydim diye soruyorum kendime, açık konuşmak gerekirse gitmem diyorum yine kendime. Ama hazır gittik, bari gözlemlerimi aktarayım. Malum 3. lig maçı izleyen çok kişi olmuyor, izleyen de internette maçta olan biteni paylaşmıyor.

Lüleburgazspor 2 yıldır kendi şehrinde maça çıkamıyor. Yuh!


Lüleburgazspor maçlarını Babaeski'de oynuyor 2 sezondur. Lüleburgaz'ın şehir nüfusunun (100bin) yarısı kadar bir ilçe Babaeski, nüfusun yarıya yakını da kırsalda yaşıyor. Demek ki neymiş nicelik niteliği beraberinde getirmiyormuş. Patates tarlası gibi bir şehir stadında top oynamaya çalışan Lüleburgazspor, oyuncularını sahaya kurban edince geçen sezon ikinci yarı sahayı yenileme çalışmaları başladı. Hala sürüyor?! Nasıl bir çim ise bu, hala çıkmak bilmedi. Geçen sezon yenileme çalışmaları başladığında Lüleburgazspor bir üst lige çıkma mücadelesi verirken, ki son maçta bu fırsatı tepti, bu sezon ligde kalma mücadelesinde. Ne oldum demeyeceksin.


Sol kanattan diğ çizgiye inen çılgın bir hücum. Arka planda itfaiye. Daha arka planda şehitlik, mezarlık
Sol kanattan dip çizgiye inen çılgın bir hücum. Arka planda itfaiye. Daha arka planda şehitlik, mezarlık

















3. ligde 19 takım mücadele ediyor. Bizi ilgilendiren durum şu anda düşmek veya düşmemek. Son 4 düşüyor. Bizim takım da ya sondan 4. ya da sondan 5. olacak. Son 6 haftaya girdik. Rakiplerimiz Gebzespor ve MKE Kırıkkalespor. MKE menşeili takımların sıkıntılı sezonu bu yıl maalesef.



Kapalı tribünden saha görünümü. Uzakta açık tribün. Başka tribün de yok zaten.

Maç ile ilgili notlarımı sizler ile paylaşmadan evvel, birazcık coğrafik birazcık sosyı-demografik yapıdan bahsedeyim. Lüleburgaz Trakya'nın göbeğinde. Babaeski de Lüleburgaz'a 20 km. mesafede bir şehir. Cumhuriyet döneminde yer adlarının değiştirilmesi furyasından en fazla etkilenen (tespit edildiği kadarıyla %30), Ankara'nın batısında kalan yegane ilin sınırlarındadır hem Lüleburgaz hem Babaeski. Muhacir kökenli insan çok fazladır.(Yerel aazla maacır) Sanayi daha çok Tekirdağ- Çorlu taraflarında kaldığından, iç göçe çok maruz kalmamıştır. Bu sebeple 93 Harbi, Balkan Harbi, Mübadele, Bulgaristan göçleri ile nüfüs yapısı şekillenmiştir.

Kapalı sağ. Kapalı sol da bunun aynısı.

Bizim buranın kızanları, agaları çok ampacıdır. İsterler ij para vermesinler. Severler bira aydamayı maj önjesi ve soonası. Maj biletleri 1 TL idi. Bunu vermemeyi bile ister kimisi. Öyle acayip bir kafa vardır burada. Aberiniz ola! Ele bi de majda bi kayarlar ki akeme, oyunjulara... Aklın ayalin şaşar. Tribünde geçen muabetleri yazsam stendab yapar Ata Demirer gene.

Devre arası ısınma sohbetleri. Hacettepespor ağırlıklı.
Neyse bu kadar yerel ağız yeter. Size şunu söyleyeyim. Küfredecekseniz maçta, ki neredeyse herkes ediyor tribündeki, güruh halinde edin. Yoksa polis geliyor, sizi staddan atıyor. Bir de 1750 TL ceza kesiyor. El kamerası ile bir de görüntü alıyor ki polisler görmeyin. Olay çıkaranları tespit etmek için. Hani geçen hafta derbide kafalarının üstünde kamera ile çekim yapan tipler, 3. ligde bile var. Biraz tabii daha geri teknoloji ile.

3. ligde hakeme koruma üst safhada. Lüleburgazspor tezahürat yapan taraftarına gidiyor.
Biraz da artık maç hakkında yazayım da yazı bitsin. Beni oturduğum kapalı sol, genelde belli yaşın üstü tezahürat yapmayan insanlar topluluğuydu. Bizim tarafta hakeme, oyunculara, federasyona kayma gırla idi. Yerel ağızla edilen küfürler çok eğlenceli oluyor. Bunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bir 3. lig maçına sırf bu sebepten bile gidilir.

Lüleburgazspor taraftarına alkış ile teşekkür ederken...
Bir 3. lig maçına göre çok fazla olayın olduğu bir mücadele olduğu için şanslıydım. Kendi kalemize gol atmaktan tutun, güzel bir geri dönüşe kadar her şey vardı. Maç 8. dk'da Fikret'in kendi kalemize attığı gol ile başladı. Maça resmen 1-0 geride başladık anlayacağınız. (Çok basmakalıp biliyorum) Daha ne oldu ne bitti anlamadan Hacettepe 2. golü de 5 dk içinde buldu. Sonuç 0-2. Herkes sövüyor ama tribünde, görmeyin. 10 dk. içinde Yunus golü buldu da sonucu 1-2'ye getirdik. (Bu arada oyuncuların adlarını tabii ki bilmiyorum, TFF.gov sağolsun) Bu arada ilk yarıda Lüleburgazspor'un attığı bir gol faul diye verilmedi, ki bence nizami bir goldü, bir de penaltısı çalınmadı. HAKEEEMMMMMMMMM!!!!! Neyse.

İkinci yarının da başında bir gol dukaladık, nasıl olduğunu anlamadan ve maç 2-2'ye geldi 55. dk'da. O dakikadan sonra iki takımda halinden memnun bir top oynadı, etliye sütlüye bulaşmadı. Arada bir 1'e 5 hücumlar yapıldı. Bazen 3'e 3'ler yakalandı. Ama bal üretmeyen arı misaliydi. Lüleburgazspor'un 22 numarası, Ender, itirazdan 2 tane sarı kart gördü (biri ilk yarı, diğeri ikinci yarı) ve takımını 10 kişi bıraktı son 10 dk.da Kendisi bunları yapmaması gerektiğini bilmeyecek kadar toy ve hatalı; ama bizim hoca (Ümit Birol), ikinci yarıda Ender tükendiği için hiçbir şey yapmadığı halde çıkarmadığından Ender'den daha suçlu bana göre. 10 kişi kaldıktan sonra Ergün'ü oyuna aldı hoca. Çocuk kötü mücadele etmedi. Hele ki +4 yakaladığı karşı karşıya pozisyonda acele etmeyip kaleye yaklaşıp şutu çekse maçı bile alabilirdik. Tecrübesizlik ve heyecan dedim ben.

Hacettepe ilk yarıda 1 m.'den üstten auta ayak ile dışarı attığı bir pozisyon ve ikinci yarıda sol kanattan kesilen bir ortaya 2 m.'den sağdan auta attığı bir kafa vuruşu ile korkuttu. Bizim de dip çizgiye kadar inip çevirdiğimiz ama ezdiğimiz, güzel vurduğumuz ama kalecilerinin çıkardığı birkaç pozisyonumuz oldu; ama neticede maç 2-2 bitti. Şu anda düşme potasının bir üstündeyiz. Önümüzdeki maçlara bakacağız.


NOT: 3. lig maçında bu arada top yerden oynanmıyor ve orta saha diye bir birim yok. Savunmadan hücuma şişiriyorsun, hücumdaki oyuncu yakınındakine verirse o da ileri doğru uzun top atıyor. Futbol maçı yerine tenis maçı izliyormuşum havasına girdim. Bir de bugün öğrendim ki 3. ligde 18- 24 yaş arası sporcular mücadele edebiliyormuş. Lüleburgazspor'un efsanevi sezonu için buyrun.