13 Mart 2012

Ne? Genc mi? Nasil? Subay mi?

Genclik mefhumunu her daim oznel olarak gormusumdur. Yastan bagimsiz gelmistir bana genc sifati. Belki de gencligin oznellikten en kopuk oldugu durum, genc dediginiz kisilerin en toy oldugu veya en az gecmise haiz oldugu durumdur.

Bu bloga yazmis ve yazmaya devam edenlere boyle bir sifat verilmesi bu cerceveden bakildigi vakit, oldukca yerinde, icinde bulundugumuz olusumun o andaki konumuna bakilirsa.

Ancak sifat tamlamasinin ikinci parcasina bakildiginda burnuma tezat kokulari geliyor. Yakin tarihinde gecirdigi toplumsal ve sinifsal sarsintilardan oturu, ozellikle 1980 sonrasi doganlarin isteyerek veyahut istem disi apolitik oldugu bir ulkedeyiz. Son yuzyildir, Ittihat ve Terakki Cemiyeti ile baslayan Turk Silahli Kuvvetleri devam eden, askerin politika ile ic ice ilerledigi ulkemizde subaylar kadar politika ile ugrasan baska bir sinif olmadigini rahatlikla iddia edebilirim sanirim. Bu baglamda baktigimda, subay adi bizim nesli tanimlamaya sinifsal temellere bakildigindan pek de uymuyor.

Ancak forum denilen olusumda, yazilan mesaj sayisina gore rutben degisir. Belki ona atifta bulunularak bu isim verildi. Yuzbasi, binbasi, albay, yarbay dortlusu genc subaylara tekabul ediyorsa, bizler de o kivamda sayilirdik bu ad ilk ortaya atildiginda. Belki 2003 yilinda Mustafa Balbay'in Cumhuriyet gazetesinde attigi baslik bilincaltinin tozlu raflarindan alinip tekrardan kullanima girmisti ve bizde vucud bulmustu. Kim bilir?

Bildigim bir sey var ki, artik genc sifati benden yavas yavas uzaklasiyor. En azindan forum ozelinde dusundugumde. Bizden daha toylara, daha tecrubesizlere yol gosterip akil veriyoruz yeri geldiginde; talep edildiginde. Bir ay icerisinde asker olacagim. Er olarak basvurdum; ama subay da olabilirim. Belli olmuyor bu isler. Somut olarak tahayyulum de bu sekilde genc subayi.

Bu yaziyi niye yazdim? Acikcasi ben de cok emin degilim. Ama birkac tahminim var ve bunlari siralayarak yazimi nihayete erdirecegim.

Politikayi takip etmek cok da keyifli olmadi benim icin; ancak okuduklarima da kayitsiz kalmiyorum tabii ki. Eskisi gibi gosterili tek yumruk olma cabasi seklinde bir ilerleyis benim cevremde hic olmadi yalniz. Bu acidan baktigimda 30-50 yil oncesinin eylemcilerine gore oldukca edilgen hale donusturulmus oldugumu goruyorum.

Gencten genclige hitabe geldi aklima. Genclige hitabeden Milli Egitim Bakanligi bunyesinde durdurak bilmeyen degisim ve yenileme calismalari. Arkasindan son donemlerde cok sik telaffuz edilen rovans. 28 Subatin taraflarini dusundum ve dindar ile subaylar geldi gozumun onune. Subaydan Balyoz geldi, Ergenekon geldi. Dun birkac gazeteci 1 yil tutuklu kaldiktan sonra tahliye edildi; ama Mustafa Balbay 3 yildir hala tutuklu. Dindar kisvesi altinda insanlik sucu isleyenler geldi ertesinde aklima. Bugun Sivas katliami davasinin zaman asimina ugrayip ugramayacagi belli olacakti. Beklenen oldu, zaman asimina ugradi.
Sinif ve sosyal yapi ile ilgili olaylar Turkiye'de unutturulmaya calisiyor veya baska bir olay ile gundem degistiriliyor. 1934 Trakya olaylari unutulmaya yuz tuttu. Keza yirmi kura gayrimuslim ihtiyatlar ve varlik vergisi. 6-7 eylul olaylari uzerine toprak atildi. Suryani kiyimi, Maras katliami, Kurt sorunu, Dersim katliami... Sivas katliami tarihe kara bir leke olarak en azindan burada yazilsin. Bu yasananlar da muadilleri gibi unutulmaya unutturulmaya calisilacaktir diye dusunuyorum. Biz bari durusumuzu gosterelim.