Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Nisan 2010

Onbaşı Şahin

Asker arkadaşım Şahin K. olacaksa eğer 15 ay asker olmaya razıyım ben arkadaş.

06 Haziran 2009

1999 Euroleague Final: Zalgiris Kaunas vs. Kinder Bologna



Yukarıdaki video 1999 yılında Münih'te gerçekleşen Final-Four organizasyonundan... Tıpkı bu sezon olduğu gibi, o zaman da Final-Four CINE 5 ekranlarından şifreli olarak yayınlanıyordu yanılmıyorsam. Türkiye Ligi maçları için decoder vardı evde neyse ki, o sayede tamamını izleyebilmiştim organizasyonun. Beklenen, önceki iki yılın şampiyonları Kinder Bologna ve Olympiakos'un final oynamasıydı aslında başlangıçta. Finalde sürpriz bir takım olacaksa, Münih'e belki de en büyük seyirci desteğiyle gelmiş, Carlton Myers, Arturas Karnisovas, Damir Mulaömerovic, Gregor Fucka, Marko Jaric Lima gibi oyunculardan oluşan gayet görkemli bir kadroya sahip TeamSystem Bologna olurdu bu takım muhtemelen. Dörtlüyü tamamlayan Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas ise underdog bile değildi neredeyse... Zaten buraya kadar gelmeleri bir Külkedisi masalıydı başlı başına. Fenerbahçe, Tau Ceramica, TDK Manresa, Kızılyıldız, Varese ve iki Rus takımı Saratov ve Samara ile birlikte Euroleague organizasyonunun o sezonki çaylak grubunu oluşturuyorlardı sezon başında. Bunlardan hangisinin ön plana çıkacağı konusunda da bir tahmin hakkı olsa, kimse bu hakkını Zalgiris için kullanmazdı sanırım. Ancak bir sezon önce daha küçük çaplı bir sürprize imza atıp, finalde İtalyanlar'ın süper gücü Stefanel Milano'yu alt ederek Saporta Kupası'na uzanan bu kadro birkaç takviyeyle Avrupa'nın 1 numaralı organizasyonunda en son noktaya kadar ulaşıyordu.


Takviye demişken, aslında bir Litvanya takımı için gayet önemli isimlerin kadroya katıldığını söyleyebiliriz. Ancak o sezon zaten olağan dışı bir sezondu. NBA'de süregelen lokavt krizi nedeniyle sezonun oynanması riske girmişti ve bu ligdeki düşük ölçekte kontrat sahibi oyuncular Avrupa seçeneğini değerlendirmeye başlamıştı. Birçoğu da küçük çaplı bir süperyıldıza dönüştü eski kıtada. Shammond Williams da Ülkerspor'a gelmişti hatta sanıyorum o dönemde. Önceki sezon New York Knicks ile 27 maça çıkmış veteran shooting guard Anthony Bowie ve Boston Celtics forması giymiş oyun kurucu Tyus Edney Kaunas'a getirildi. Bu oyuncuların önderliğindeki takımda Jonas Kazlauskas'ın iyi bir de yerli kadrosu vardı. Bunların çoğu o gün için isimsiz oyunculardı pek tabi, Avrupa sadece bir sezon önce Saporta Kupası başarısında başrolü oynayan Saulius Stombergas'ın ismine aşinaydı muhtemelen. Dönemin kalburüstü uzunlarından UCLA mezunu Çek Jiri Zidek de kadrodaki önemli isimlerdendi. Aslında Zidek'in şampiyonluğa katkısı sahaya koyduğu oyundan da fazlaydı. O dönem Murat Murathanoğlu'nun da sıkça vurguladığı gibi Edney, 1995 yılında NCAA şampiyonluğunu kazanan takımda Zidek ile birlikte yer alıyordu. Avrupa'ya geri dönüş kararı alan Zidek ile anlaşan Zalgiris, bunun arkasından Zidek'in önerisiyle Edney ismine yöneliyordu. Zidek'in teklifine devam eden lokavt sebebiyle daha sıcak yaklaşan Edney, o dönemde Litvanya'nın yerini haritada bulabilecek durumda bile değildi muhtemelen. Belki de hikayesi en güzel şampiyonlarından biridir Euroleague'in bu takım. O yüzden parantez açmak istedim. Biraz da Olympiahalle üzerinde oynanan maçlara değinelim...

Ondan önce Zalgiris'in grup aşamasından sonra önce Ülkerspor, sonra da Efes Pilsen'i elediğini not düşelim. Bizimkiler kerametin Stombergas'ta olduğunu düşünmüş olacak ki, oyuncunun yolu her iki kulüpten de geçti. Ama özellikle Efes Pilsen'de geçirdiği sezonda bekleneni vermekten çok uzaktı gibi hatırlıyorum. O sıralar 7 numaranın uğursuzluğuna inanırdım bizim takım için. Charles Smith?


İlk maç Bologna derbisi. Tıpkı bu sezonki ilk yarı final mücadelesi gibi. Salonda büyük bir gerginlik var, eller titriyor, sert savunmaların etkisiyle de şutlar kaçıyor. Skor 62-57 Kinder lehine. Ettore Messina bir kez daha finalde. TeamSystem olan Bologna'da Myers ve Jaric'e skorda yardımcı olan pek kimse yok. Jaric de o zamanlar Latsis yine hafızama güvenecek olursam... O zamanlar toy olan Fucka ve Andrew Betts gibi adamlar Radoslav Nesterovic'e ilaç olamazken, Predrag Danilovic ve Antoine Rigaudeau gibi dönemin büyük yıldızlarına Hugo Sconochini ve Alessandro Abbio gibi güvenilir rol oyuncuları yardımcı oluyor. Derken iç karartıcı reklam kuşağı başlıyor, İtalyan taraftarlardan koltuğuna çökmüş olanlar dışında pek kimse salonda kalmıyor. Maçı pazarlamak için tek yol, Avrupa devi Olympiakos'un sahaya çıkacak olması. Arjan Komazec, Dragan Tarlac, babanın telaffuzuyla ölümsüzleşen Anthony Goldwire, Dimitris Papanikolaou, Panagiotis Fassoulas, Milan Tomic, Johnny Rogers ve Fabricio Oberto gibi bir kadro, İspanyol takımı olsa "Los Galacticos" uygun görülürdü heralde... Ancak maçta kimsenin beklemediği acayip şeyler oluyor, Bowie-Edney ikilisine kenardan adsız sansız bir 10 numara destek çıkıyor ve kıpkırmızı salonda üçüncü çeyrekle beraber çıt çıkmıyor. Taraftarların yüzleri de forma renklerine uyumlu bir hal alıyor maçın bitiminde. Bir avuç Zalgiris taraftarı ise gördüklerine inanamıyor muhtemelen.


Bunun üzerine finalde İtalyan devine karşı Zalgiris galibiyeti, kulağa Hollywood senaryosu bile olamayacak kadar saçma geliyor. Ama ilk yarıda bir tokat da Kinder yiyor. Rigaudeau ikinci yarıda maçı tek başına geri getirmeye çalışıyor. Danilovic ve Abbio kayıplarda iken, Sconochini büyük katkı koyuyor kenardan gelip. Zaten pozisyonuna göre kalıplı bir oyuncudur, sanırım bir mismatch yakalamıştı o maçta da... Herkes son saniyeye kadar Kinder'in döneceğine inanıyor, ya da Zalgiris'in Avrupa'nın en büyüğü olacağına inanamıyor. Sconochini faul çizgisinden, Rigaudeau üçlüğün dışından sürekli üretiyor. Fakat karşıda iki oyuncu ile yenemeyeceğin bir "takım" var. Kupa töreninde Edney, neyi başardıklarının pek de farkında gözükmüyor. Eski takım arkadaşı Zidek, ona teşekkür ediyor muhtemelen. Salondaki yeşilliler de Zidek'e... Aslında Kinder hücum ederken gelen ıslıkların büyük bir kısmının sahibi TeamSystem taraftarları. En az Zalgiris taraftarı kadar mutlu dönüyorlar memleketlerine, bozulan ezeli rakiplerinin façası ne de olsa...


Dağınık bir yazı oldu aslında, bu da öyle bir anı işte. MM gibi "Anthony Goldwire" diyebilmek istiyorum. Maçın tamamına YouTube üzerinden ulaşılabilir, fakat pek pratik gözükmüyor. Normal adamın yapacağı iş değil 12 tane 10 dakikalık videoyu ardı ardına izlemek. Maçın tamamının linkini edinmeye çalışacağım. Buraya bir yerlere eklerim o zaman... Yalnız kadrodaki oyuncuların yaş dağılımına bakıyorum da veteran Bowie ve kupayı kaldıran 27 yaşındaki kaptanı bir kenara koyacak olursak rotasyonun tamamı 23-25 yaş aralığında. "Kolej takımı hüviyetinde" demek istemişimdir hep bu blogun bir köşesinde zaten...

Zalgiris Kaunas 1998-99:
4 Tyus Edney (1.78, 25, G) - 5 Mindaugas Zukauskas (2.01, 23, F) - 6 Giedrius Gustas (1.90, 18, G) - 7 Saulius Stombergas (2.03, 25, F) - 8 Marius Basinkas (1.98, 17, F) - 9 Eurelijus Zukauskas (2.18, 25, C) - 10 Dainius Adomaitis (2.01, 24, F) - 11 Jiri Zidek (2.12, 25, C) - 12 Tomas Masiulis (2.03, 23, F) - 13 Darius Maskoliunas (1.94, 27, G) - 14 Anthony Lee Bowie (1.98, 35, G) - 15 Kestutis Sestokas (2.02, 22, F)

Cengiz Çandar Gibisin: Bu yazı aynı zamanda NUMARAIKI gazetesinde yayınlanmıştır.

18 Nisan 2009

Celtics vs. Bulls

Jordan & Bird
1991

09 Nisan 2009

Bir Zamanlar United

Şimdilerde emeklilik için gün sayan United futbolcuları... O zamanlar sanırım en fazla 14-16 yaş grubunda olsalar gerek.

Gary Neville, Nicky Butt, Beckham ve Scholes tanıyabildiklerim. Yalnız Scholes ne tatlıymış o zamanlar, sevmeye doyamaz adam.

08 Nisan 2009

Bob Cousy

1959 playoffları, formalardan çıkarabildiğim kadarıyla doğu finali: Boston Celtics - Syracuse Nationals. Fotoğrafın, 4 - 3 biten serinin hangi maçından olduğunu öğrenmeye kayıtlar yetmedi. Fakat Bob Cousy'nin o maçta yaptığı 19 asist bir playoff rekoru olarak arşivlerdeki yerini almış.

Senna - Prost - Schumi

Üç efsane aynı karede. '93 sezonu olsa gerek. Marlboro McLaren'i ile Aytron Senna önde, ölümünden bir yıl önce. Atak yapmak için fırsat kollayan, bir sene aradan sonra Canon Williams ile pistlere dönen, Alain Prost. İkilinin arkasında ise gelecek için ilk sinyalleri veren Michael Schumacher, Camel Benetton Ford. Schumi'nin 1991'de sadece son 6 yarışta yer aldığını düşünürsek efsane üçlünün birlikte yarıştığı tek sezon.

Benetton ve McLaren, Ford motoru kullanıyor, Williams ise Renault. Prost&Hill ikilisiyle Williams açık ara şampiyon. Prost 16 yarışta 13 pole, 12 podyum ve şampiyonluk kupasıyla veda ediyor Formula 1'e.

Son 3 yarışta, McLaren'de Senna'nın takım arkadaşı Mika Häkkinen. Williams'ın test pilotu ise bir sene sonra Häkkinen'in takım arkadaşı olacak David Coulthard.

13-14 Yaşlarında, Bir Iverson Apaçisi...

2001’e geçelim. En sevdiğim sezon. O dönemki kankam iflah olmaz bir Allen Iverson apaçisi. Serinin ilk maçında, cep telefonunun yaygın olmadığı, olanların da Ericsson 688 olduğu o güzel zamanlarda, sabaha karşı telefon çalıyor. Bütün ev ahalisi ayakta. Arayan o “Allen Iverson apaçisi”… Tamam maç güzel maç da, yarım saat sonra zaten serviste göreceksin beni, nedir bu acele? O anda Tyronn Lue ile empati kurmuş vaziyetteki ben, “Bu seri daha bitmedi arkadaş” diye söylenerek çantamı hazırlamaya koyulurken Shaq, Kobe ve arkadaşlarının da bazı planları varmış neyse ki. Hatıralar sardı 4 1 yanımı, neyse devam edelim biz plan yapan o arkadaşlarla.

Cem biladerim yazıvermiş. Yazı, Lakerstr.com'da. Bahsettiği apaçi ben değilim ama ben de o zamanlar az Iverson apaçisi değildim hani... Cem'in bahsettiği ilk maçta servis gelmişti kapının önüne. Uzatmalar oynanıyor, yukarıdan "Murat ağabey sen git, bekleme beni." işareti yapıyorum. Okula geç gitmiştim maç sebebiyle, hala hatırlar gülerim. Daha beterine geleyim; Milwaukee Bucks ile oynadığımız konferans finali maçlarından biri, hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Sabah 5-6 gibi elektrikler kesiliyor ve gelmek bilmiyor... Yatağın içine girip hüngür hüngür ağladığımı bilirim, komik geliyor yine...