22 Kasım 2009

ahlak

İspanya ve İtalya futbol gündemini takip etmek, futbol- basketbol eksenli haberlere ulaşmak için neredeyse her gün girdiğim sitelerden birinde Messi, amiyane tabirle, ağzının ortasına tekme yediği bir fotoğraf gördüm. Bahsettiğim siteyi takip edenleri anlamıştır; ama konu bu değil. Niye sitenin adını doğrudan vermedim, ben de bilmiyorum. Neyse devam edelim; fotoğrafı merak edenler ilgili siteye lütfen.

Sadece futbol değil, basketbol- atletizm- koşu- tenis olmak üzere çeşnisi bol tadı güzel başka bir blog'a da sürekli girerim; acaba yeni bir "post"atılmış mı diye. Farklı bakış açıları önemli ve yazarların hepsini birebir tanımam da cabası. Henry'nin elini kullanarak attığı golün ardından, günümüzden geçmişe doğru uzanan bir liste okudum.

Fenerbahçe- Beşiktaş maçında, Kazım'ın yan hakeme "fuck you" ya da "fuck off" dediğini tahmin ediyordum yan hakem ağzını yarım yamalak kapayarak Fırat Aydınus'a durumu aktarırken. Nitekim "fuck you" diye aktarmış milliyet. Öncelikle buradan Kazım'a sevgilerimi yolluyorum. Maçtan evvel, twitter'ında "8jk" diye cikcikleyip rakip takıma "additional motivation" (ekstra motivasyon da Türkçesi) sağladın. Yetmedi takımını 10 kişi eksik bıraktın. Hoş bırakmasaydın da takımın oynu çok değişmeyecekti.

Yan hakemin yaptığı sonuna kadar doğru; ama kendisine ev sahibi takımdan bir oyuncu küfretse Aydınus'a iletir miydi bu durumu? Ya da evsahibi takımın oyuncusu Kazım olsaydı, oyuncu yine atılır mıydı? Bu noktada, kimse Türk hakemlik kurumunun birden evrim geçirdiğini söylemesin bana. Kaç oyuncu gördük anne-bacı söven herhangi bir yaptırım olmadı; Kazım'ın son dönemdeki sivriliği mi atılma sebebiydi? Aynı hakeme tribünler hep bir ağızdan küfür saydırdığında baş hakeme "anons yaptır Aydın" diyebilir mi?

Diğer bir spor ahlakıyla uyuşmadığına inandığım olay, Dünya Kupası'na gitmek için mücadele eden Mısır- Cezayir maçında yaşananlar. Afrika kıtasının sosyo- kültürel analizi ile ilgili birkaç kaynak okumak belki de yaşananları aydınlatmak açısından önemli olabilir; ama oyuncuların kafasını yarmak, otobüsünü taşlamak Türkiye'de 3. Lig maçlarında, öncesinde ve/veya sonrasında olur! Mısır- Cezayir arasında musubet 1950'lerden itibaren süregelmekteymiş. Buyrun buradan.

Tufan görünümlü Cemal Nalga haberiyle post'umuzu sonlandıralım. Galatasaray Spor Kulübü Basketbol Şubesi'nin hangi akla hizmetle bu tarz bir hareket yaptığını anlayamıyorum, anlamlandıramıyorum. Hani oynatmaya çalıştığı oyuncunun takıma getirisi 10 sayı 10 ribaund olsa anlayacağım. Ama o da yok. E nedir o zaman? Sorarım sizlere ey okurlar, nedir?

Ha bir de Süreyya Ayhan vardı, canı sıkılan. Koşan koşturan. Artık O da yok. Elini verdi, kolunu da kaptırdı sayın Süreyya Kop. Türkiye'de atletizmde biri gider; diğeri gelir mi?

14 Kasım 2009

lebron'a

Merhaba Bay James,

Lige girdiginiz günden beri yaptıklarınız/yapmadıklarınız/yapamadıklarınız gündemi sürekli meşgul etti/ediyor/edecek. Sahip olduğunuz insan üstü fiziğinizi düzgün olduğunu tahmin ettiğim yaşam tarzınızla birleştirince pek çok insanda, ben de dahil, NBA'in geleceği adına büyük bir heyecan uyandırdınız.

"Next Jordan" yaftasını yiyen kaçıncı oyuncu olduğunuzu ben sayamadım, sayan olduğunu da zannetmiyorum. Nike'ın satış politikasını belirlemesi açısından "Next Jordan" olmaya yaklaşmış olsanız da, sportif başarı/ahlak çerçevesinden bakınca bu noktadan çok uzakta olduğunuzu üzülerek belirtmek isterim.

Şu güne kadar belirli konularda/zamanlarda sergilediğiniz tavırları tek tek sıralayıp konuşacak değilim; ama şu son zamanlarda New York- LeBron eksenli haberlerdeki "swagger"ınıza değinmeden geçemeyeceğim.

Cleveland Cavaliers'ın şu an için oyuncusu olduğunu unutuyor gibisiniz. Sürekli New York şehrine atıfta bulunacak espriler, giysiler, kıllar tüyler yapıyorsunuz. Bunun takımı etkileyebileceğini/ takım kimyasını(?) bozabileceğini aklınızdan çıkarıyor gibisiniz. Terrell Owens, San Fransicso 49ers'tan Philadeplhia Eagles'a gitmeden önce ne yapıyorsa aynısını yapıyorsunuz. Dikkatli olun! Owens, ligin en çok pas alan oyuncusu rekorunu elinde bulunduruyor olabilir; ama takım oyuncusu olarak bir tane bile şampiyonluğu yok.

Geçen güne kadar New York muhabbetlerini sürdürme konusundaki ısrarınız ve rahatlığınız, Wade ve James aynı takımda oynarsa ne olur eksenine kayınca bir daha bu konuda konuşmayacağınızı belirttiniz. İlginin odağı olmak güzel bir şey tabii; ama bazen geri de tepebiliyor. Sizi ne rahatsız etti bilemem; ama bu konuyu kapatmak adına yaptığınıza inandığım dün akşamki açıklama beni rahatsız etti. Bu noktadan sonra size karşı takındığım kibar üslubu değiştiriyorum, ne oluyor demeyesin sonra.

Michael Jordan'ın formasını lig genelinde emekli etmek ne demek ya? Kimse 23 giymeyecek mi? Jordan giydi diye saygıymış da, ben giymezsem başka kimse de giymesinmiş de. Sen yanına kimseyi yandaş olarak toplayamazsın bu 1. Mart'a kadar bir sonraki sezon için numara değiştirme için başvuru yapmak gerekiyormuş. Hala başvurmamışsın bu 2. Böyle bir açıklama yaptıktan sonra başvurmazsan boş konuştuğunu, New York meselesini kapamak için yaptığını ben anlarım; seni de kınarım bu 3. Ha, olur da numaranı iddia ettiğin gibi 6 yaparsan ve 23 numara da hala kullanılmaya devam edilirse göt olursun; bu da 4.

James neyin peşindesin bilemiyorum koçum. ilk çocuğun ekimin 6'sında doğmuş. ikinci çocuğun 6. ayda doğmuş. Dr.J 6 numara giyiyordu. falan filan. bayağı iyi zırvalamışsın. Birazcık efendi ol, oyununa odaklan. Ha bakayım, selametle.

Yours truly,

Berk

28 Ekim 2009

NBA Sezon İncelemesi

Girin, okuyun.



http://www.batug.com/magazine/index.html

25 Ekim 2009

24.1o.2oo9

memlekete geldigimde bu haftasonunda, gezmece olsun diye çorlu'ya gittiğimde, AVM'nin orta yerinde maç yayını yapan cafe sağolsun, bursaspor- istanbul büyüksehir belediyespor maçının 60. dk'da 3-0 bursaspor lehine olduğunu gördüm. ismi lazım değil, bir dükkana girip çıktığımda maçın 4-0 olduğunu gördüm, eve döndüğümde maçın 6-0 neticelendiğini öğrendim.

İ.B.B. son 3 maçını galibiyetle tamamlamış ve bu maça da iyi başlamış. Bana göre maçın başında İbrahim Akın'ın verilmemiş penaltısı maçın gidişatında çok kritik bir noktadır. Ama asıl bahsetmek istediğim i.b.b'li oyuncuların mahalle kavgasına gider gibi hep beraber hakemin üzerine yürümeleridir; dalaşmaya hazır, iten kakan sporcudan uzak görüntüleridir. Herhalde, yardımcı antrenör Arif Erdem ve kendisinin eski takım arkadaşı Okan Buruk'un bu tarz hareketlerin tohumunun atılmasında bir etkileri yoktur!

Günün bir diğer maçı Es-Es, BJK arasındaydı. Maçın 2. yarısına yetişebildim ve izlediğim şeye futbol diyemeyeceğim maalesef. Beşiktaş'ın ileri hattında kimi tutsam elimde kalıyor.
Bobo satılmadığı için oynamayı bıraktı sanırım. Nihat sakatlığın etkilerini hala üzerinden atamadığını 50 m top sürüp kuvvet yetersizliğinden dağa taşa vurarak gösterdi. Maçın son 2 dk sında yere saldığı diğer bir pozisyon da cabası. Tello bir pozisyonda kendisine atılan topa oralı bile olmadı ve sırtını dönerek koşmaya devam etti. Maçın en önemli enstantanesi Rüştü'nün topu suratıyla çıkarmasıydı. Kariyerinin son demlerini yaşayan bir kaleci için geriye dönüp baktığında gülümseyebileceği durumların olması güzel. Yalnız Sezar'ın hakkı Sezar'a: karşıya pozisyonlarda çıkardığı toplarla Beşiktaş'ın 3 puan almasında en büyük katkısı olanlardır Rüştü.

Bugünkü macların sonlanmasıyla Bursaspor mac fazlasıyla 22 puan ile 2. sıraya yerleşti. Beşiktaş 18 puan ile 5. sırada, aynı puandaki Kayserispor 4. sırada. FB- GS derbisi, FB'nin galibiyeti ile sonuclandıgı takdirde 2. ve 3. sıradaki cekisme 4 takım arasında olacak ve FB, birazcık rahat nefes alabilecek. Yok eger GS macı alırsa liderlik el değişterecek ve 2 hafta üst üste maglubiyet alan FB, ileriki haftalarda kayseri, besiktas, trabzon, bursa nın solugunu ensesinde hissedecektir. kotu baslayan lig daha cekismeli ve zevkli hale bürünmeye baslıyor diyebiliriz.

21 Ekim 2009

karma

şu blog'a girilen son yazının üstünden 3 hafta gecmis. bu süreçte türkiye açılmış, üstüne saçılmış. fenerbahce ilk puanını gecen hafta kaybetmiş, bu hafta da galatasaray derbisi var. dün itibariyle dağdan inenler bağa girdiler.

nouma ile verdiğimiz sevecen pozun üstünden 3 hafta gecmis. kendisi megerse devler liginde oynamya gelmiş. biz bu arada Dünya Kupası'na katılamamayı garantiledik. Kendi isteğimizle oldu her şey, her zaman olduğu gibi. Fatih Terim istifasını federasyona sundu, takımın başına kim geçecek merakla bekliyoruz.

Dağa karşı açılmış saçılmışken bu arada Ermenistan açılımına da giriştik. "Dağdakilerin" takımı görünümündekilere karşı protest duruş sergileyen "Teksas", Ermenya mücadelesinde orta karar takıldılar. Dünyadaki çok kutuplu konjüktüre geçiş döneminde üzerilerine düşen görevi yerine getirdiler.

Nouma'nın reklamlarda görünüp "HAKEM!" diye bağırarak, hakemle göz göze gelip rakip takım oyuncusuna su atması yeni reklam olgusu. Meğer adam bunun için gelmiş. Gerçi Kemalettin sahalara yine biçmeye dönmüş. Tanju Çolak da 1 milyon Türk Lirası için top oynuyormuş bunu gördük. Hakan Ünsal adam eziyormuş, üzerlerinde geçiyormuş. Acun ılıcalı bize bunları görmemizi sağladığın için seni iki yanağından da öpüyorum.

bugünde ilginç saçma sonuçlar vardı ŞL'de. inter puan kaybetti, moronyo 8 maçtır kazanamıyormuş ( according to Aceto). benim sasirdigim barca'nın yenilmesi. tamam adamlar kotu oynuyordu falan da gokdeniz'den yedikleri bir golle de kaybedilmez ki be abi. liverpool da yenilmiş, spouse'lerin ayaklanması yakındır ispanyol'a karşı.

daha da uzatabilirim yazıyı ama, saat gec oldu. ben yeterli kafadayım. oguz king'e davet ediyor. sizlere selam olsun. eyvallah.

04 Ekim 2009

Alem Performans Görsün

Gösterelim abi!!!

15 Eylül 2009

bjk-manu

Taze biten beşiktaş- manchester united maçı hakkında söyleyebileceğim bir nokta var: maçın hakkı beraberlikti. Ancak Hakan sert gelen topu, izleyenleri şaşırtmayarak sektirerek 35 yaşındaki Scholes'un maçı Manchester'a getiren golü atmasına öne ayak oldu. Tebrikler Hakan.

İbrahim Üzülmez maç boyunca Valencia'yı oldukça iyi durdurdu. Yusuf oyuna girdikten sonra takıma bir tane bile artı değer katmadı. Ernst yine yerinde müdahaleler ile oluşabilecek tehlikeleri önledi. Nobre ve Holosko ileride verimsizdi. Holosko'nun yer yer hızını kullanarak pozisyona girmeye çalışması dışında pek etkinlikleri olmadı.

Beşiktaş seyircisinin eski arzusu ve ateşliliği tezahüratlarında göremedim. Mustafa Denizli'nin sahaya çıkardığı 11 midir bunun sebebi yoksa Demirören'in transferlere harcadığı paralar mıdır bilinmez. Ammavelakin Emre Tilev'in canlı yayında Liverpool maçına ithafen tekrarladığı "filarmonik senfonik orkestra" tadı yoktu kesinlikle.

Manchester'da net pozisyonlar yakalayamadı. Öyle ahım şahım bir tehlike yaşatmadılar. Rooney çok verimsizdi. Nani- Anderson- Valencia'yı toplasan şu halleriyle bir Ronaldo etmezler. Kaldı ki Manchester'ın maça çıkardığı kadro Fenerbahçe ve Galatasaray'ın şu anki kadrosuyla aşağı yukarı benzer yapıda. Bu sebeple Beşiktaş'ın bu maçtaki performansı, derbilerdeki performansıyla üç aşağı beş yukarı aynı olur.

08 Eylül 2009

Manchester United 98'


Dün gece uyumak için yatağa yattığımda amaçsızca aklıma geldi bu forma: Manchester United'ın, 90'lı yıllarda kullandığı forma. 90'larda çocuk olan sayısız bünyeyi tavlamış ve bir Manu sempatizmanı haline getirmiş olan formadır bu. Kendi adıma konuşmak gerekirse; formaya, "Sharp" yerine "Vodafone" reklamı geldiğinde bayağı bir yadırgamıştım. Bugün İngiltere Premier Ligi'nde desteklediğim takım değil belki Manchester United, ama her zaman sempati duyduğum bir takım ve bunda, bu formanın payı büyük olsa gerek.

Kama Sutra

Petter Hansson ve Anders Svensson kama sutra'nın inceliklerini sergiliyorlar. İsveçli hatunlar bıkkınlık yaratmış olabilir, isterseniz yer değiştirebiliriz gençler ;)

Wesley Sneijder


Videoyu Dirty Tackle da gördüm. Onlar Karma diye başlık atmış. Bizim milletin dediği gibi "yukarda Allah var" sen kalk adama çift dal üstüne artislik yap. Daha sona böyle bırakırsın dona. Neyse ki bişeyi yokmuş.

berege, 08.09.2009

türkiye- litvanya maçı bitmiş, kosova'lı kutluay'lı hakyemez'li maçın ardından programının ardından TV karşısında oturmuşum. Federer- Robredo mücadelesi var eurosport'ta. yine The Bush'un solisti Gavin Rossdale orada, Barış Kuyucu'ya selam olsun. Acayip yancı bir herif izlenimi veriyor bana Gavin. neyse bana kalmadı bunu yorumlamak.

saat 01.28. uykum da yok, okuyacağım haber de bitti internette. normalde uefa.com'a pek girmeyen ben, oraya bile girip haberlere göz gezdirdim. Zaten bu yazıyı oluşturma nedenim de uefa.com'da okuduğum bir haber.

Avrupa Bayanlar Futbol Şampiyonası Almanya- Norveç yarı final maçının başlığı sıradan bir başlık olmakla beraber benim ilgimi çeken nokta golleri atan oyuncuların adlarıydı.

Zira bundan 70 küsür yıl kadar önce ari ırk yaratmak amacıyla tarihin en büyük soykırımını yapan Hitler geldi aklıma haberi okuyunca. Célia Okoyino da Mbabi ve Fatmire Bajramaj. Kemikleri sızlamıştır Führer'in heralde. Beyaz ve sarışın bir ırk yaratmaya çalışılan bir toplumda golleri Afrika ve Farsi kökenli iki bayan atıyor.

Basketbolda Mithat Demirel oyun kurucu oluyor, Mehmet Scholl Bayern Münşen kaptanı oluyor, Mesut Özil "ulusal" takımı kurtaracak kişi olarak lanse ediliyor. Okulaja diye forvet bile vardı. Gerçi Rusya'nın basketbol ulusal takımının bay/ bayan kadrosuna Amerikalı gardlar giriyor ve bu sayede şampiyon olunuyorsa sporda küreselleşme doruk noktasındadır diye kolayca söyleyebiliriz.

Türk Milli Takımının bir oyuncusu Brezilya kökenli artık. Bir şekilde Türklük bağımız olan Özbek ya da Osmanlı menşeeli Boşnak değil. Biz de spordaki küreselleşmenin içine daldık gibi.

Ekonomide küreselleşmenin bir oyuncusu olmak için çabaladığımız şu dönemde, küresel ekonomik kriz G-20 ülkelerini kendi içlerine dönmeye ve ulusalcılığa yönelime zorlayabilir. Bunun spora yansıması nasıl olur, orta/ uzun vade etkilerini şimdiden kestirmek güç. Zaten sosyal bilimlerde kesin ve nihai saptamalar yapmak güç; ama Hitler sözüm sana: Beyhude uğraşmışsın be koçum.

07 Eylül 2009

Ucube

Foto'daki ameleyi tanıyan ?

Hafif Hafif

Allah utandırmasın be!

05 Eylül 2009

Rio

Beşiktaşlılar umarım nelerle BAŞ etmeleri gerektiğinin farkındadır... Günaydın Gürk, hava çok güzel lan!

Beckham Boys


Anne Victoria, baba David Beckham olunca çocuklar da başka gezegenden geliyo sanırım :)

04 Eylül 2009

Şehrin Üvey Takımı


Doğma büyüme Bucalıyım. Öncelikle bilmeyenler, tanımayanlar için Buca'yı tanıtmakta fayda var. Nüfus 700.000. 9 Eylül Üniversitesi ilçe sınırları içerisinde yer alıyor. Türkiyenin en büyük göleti Buca'da. Mevlana heykeli var, ilk 3'te falan diolar -ama o yalansa da ilk 5 garantidir- dünyanın en büyük heykelleri arasında. İzmirliler bilir Yeşildere'de devasa bi Atatürk maskı var. İşte oda Buca sınırları içerisindedir. Ayrıca nüfus olarakta vilayetler içerisinde ilk 30 içerisinde yer alır (sanırım 27) .

Bütün bu ayrıntılara rağmen Buca üvey semttir. Mecbur olmadıkça içinden geçilmez, ilçeye yerleşip hayat sürdürülmez. Karanlık sokaklarından geçilmez falan filan. 23 yıldır bu semtte yaşıyorum daha bir insan evladından zarar görmememişimdir halbusi.

Bugünlerde Buca'yı öne çıkaran güzel gelişmelerde var. Bucaspor geçen sezona 1.Lig'e yükseldi. İlk bakışta düşmeye aday gösterildi, hatta asansör takım olur diyenler falan vardı. Başarıları falan sıralamadan önce kulübü tanıtmakta da fayda var.Bucaspor'u aslında altyapı faaliyetlerini takip edenler çok iyi bilir. Keza sadece bu sezon değişik kategorilerde 7-8 Türkiye şampiyonluğu bulunmaktadır. 7-8 diyorum uyuma!. Çıkan haberlerde kulüp maddi sıkıntı içerisindedir gibi metinler görebiliriniz ancak İzmir'in borcu olmayan tek takımı Bucaspor. Atatürk Stadı, Alsancak Stadı, Buca Arena. Bunlar İzmir kulüplerinin maçlarını oynadıkları stadlar. Benim yazmama gerek yok heralde herkes anlamıştır, İzmir'in kendi stadına sahip tek takımı yine Buca. Kaynaklarda altyapı tesisleri var ki şu an Süper Lig'te mücadele en takımlar arasında bile ilk 10'a girmesi garantidir tesis itibari ile. Tesis resimleri linkte.

Geçen sezon'a girmek artık gereksiz bence. Sonuçta lider çıkıldı gruptan falan artık netice ortada. Toplam 38 maçta 82 gol. Şu an 1.lig'de lider durumda takım. İki maçta attığı gol 7, yediği 0. Hafta içinde şehrin diğer takımı Göztepe'yi kupa mücadelesinde yedek ağırlıklı kadro ile 1-0 evine gönderdi.

Şehrin diğer takımlarının mali yapılarını anlatmak istiyorum kısaca. Göztepe malum 2 sezondur sırtını Altınbaş Holding'e dayıyarak geçirdi. 2 Yıl önce 1 Milyon küsür liraya satın aldılar kulübü. Yani Göztepe taraftarının değil Altınbaş Holding'in kulübü. Karşıyaka ise Selçuk Yaşar var olduğundan beri Yaşar Holding ekseninde bulunmuş bir kulüp. Selçuk Yaşar desteklediği anda güzel neticeler gelir. Canı sıkılıp para musluğunu kapattığı an kulüp sessizliğe bürünür anında sefilleri oynar, kuru ekmekle poz veren topçular medyada boy gösterir. Selçuk Yaşar'ın bir heykeli vardı tesislerinde ancak bazı taraftarlar heykeli parçalayınca adam küplere bindi (bence haklı okadar parayı curling'e yatırsa olimpiyatlarda madalya garanti). Altay diğer kulüplere nazaran daha iyidir. Onlarda 3-4 sezon öncesine kadar Zorlu Holding'e yaslanmışlardı. Ahmet Nafiz Zorlu başkandı hatta. Zorlu başkan parayı kesince borç giderek büyüdü. Karşıyaka ve Göztepe'ye göre daha iyi durumdalar tabii ki. Altay semt olarak daha çok naif insanların yaşadığı Alsancak semtinin takımıdır. Kemik bir taraftarı var ki ulvi kişiliklerden oluşur, bkz. Hz. Ataz. Yine Bornova ve Gaziemir sakinleri Altay'ı destekler. Zaten Altay diğer İzmir takımlarıyla herzaman iyi ilişkiler içerisindedir. Siz deyin kardeş takım işte. İzmirspor var bide. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık...

Yazı uzadı iyiden iyiye kısaca toparlamak gerekir. Şu konumda şehrin üvey takımı kesinlikle Bucaspor. Şehrin neresinde Bucaspor-Buca isimlerini telaffuz edersiniz edin ilk tepki hep dudak bükmek, burun kıvırmaktan öteye gitmez. Kimse de sevmez zaten. Umarım bu sezon ummadık taş baş yarar. Benim kendi beklentim zaten Süper Lig değil hatta sadece benim değil herkesin beklentisi aynı. Ancak şu durumda Bucaspor'a laf edilebilecek bi durum yok sanırım.Bu foto benim makineden çıkma. Beşiktaş maçına giderken çekmiştim. Nasıl olduysa Tribün Dergide buldum.

Livorno Adana'da

Seria A takımı Livorno, 2.Lig takımlarından Adana Demirspor ile özel maç için Adanaya gelmiş. Maç saat 21.00 de sanırım. TRT1 canlı yayınlıcakmış. Gürk, Inter Buca'ya gelir mi ? Gelse amma daktilo yapardık he aşağı-yukarı haydeee. Hadi yap bi güzellik :)

Edit: Maç 0-0 bitti.

berege, o4.o9.2oo9

Yeni bir yazi ama ayni terane, yine canim sikiliyor. Ingilizce klavye ile yazdigimdan oturu SIKILIYOR, sikiliyor oluyor; ama galiba varligim da sikiliyor. Ya da agir bir pesimistim.

Tatil bana yaramiyor, hayatimda bir bosluk olusuyor. Gerci su gecirdigim zamana da tatil denir mi denmez mi bilemeyecegim; ancak buna da sukur. Bulani var bulamayani var.

22 yasimdayken boyle dederuhi nasil oldum bilemiyorum. Kuzenim bu yil sosyolojiye girdiginden, bu disiplinin terimlerine asinaligim artti. NLP de bunlardan biri: Norosikito Lagaluga Pipipopo
Varsa benimle NLP takilmak isteyen babayigitler, bendeki bu dederuhiligin kokenine inebilecekler blog uzerinden bana ulassin.

Cunku sikildikc(e)a sikintinin kaynagini bulmaya cabaliyorsun ya da kaynak uretiyorsun.dederuhi de nasil bir terimse artik, yaziyi idare ettirdi bana. Bulamadigim ya da urettigim kaynaklar, sikintimi yok etse de beni sinirlendirmekten oteye gidemiyor. Sinirlendikce de kendimden tuketiyorum, etrafima da saldirganlasiyorum.

Saglam kafa saglam vucutta bulunur spor salonlarinin vazgecilmezlerinden. Bosuna yazmamislar, boslugu doldurmak icin guzel bir tercih spor. Alkol de fena degil; Ata'm izindeyiz, sirozdan olecegiz de tribunlerden gelme. Sporun etkisi buyuk hayatta. Benim hayatimdaki etkisi de buyukmus, eksikliginden oturu mudur nedir bu garip durumlarin aciklamasi bilemedim. Kanalize edemiyorum icimdeki bir seyleri.

Belki Avrupa basketbol sampiyonasi derdime derman olur bir nebze. Hepinize saygi selam ederim.

03 Eylül 2009

Wrong



I was born with the wrong sign in the wrong house
With the wrong ascendancy
I took the wrong road that led to the wrong tendencies
I was in the wrong place at the wrong time
For the wrong reason and the wrong rhyme
On the wrong day of the wrong week
I used the wrong method with the wrong technique

Wrong [2x]

There's something wrong with me chemically
Something wrong with me inherently
The wrong mix in the wrong genes
I reached the wrong ends by the wrong means
It was the wrong plan in the wrong hands
With the wrong theory for the wrong man
The wrong eyes on the wrong prize
The wrong questions with the wrong replies

Wrong [2x]

I was marching to the wrong drum with the wrong scum
Pissing out the wrong energy
Using all the wrong lines and the wrong signs
With the wrong intensity
I was on the wrong page of the wrong book
With the wrong rendition of the wrong hook
With the wrong moon every wrong night
With the wrong tune playing till it sounded right, yeah!

Wrong

Wrong...Too long (x5)

I was born with the wrong sign in the wrong house
With the wrong ascendancy
I took the wrong road that led to the wrong tendencies
I was in the wrong place at the wrong time
For the wrong reason and the wrong rhyme
On the wrong day of the wrong week
I used the wrong method with the wrong technique

Wrong


Gahan sana benziyo lem Gürk. Belki de ben benzettim.

2011'e Kadar Transfer Yok!!!

Kakuta ayağına gitti güzelim sezonlar.. 2011 yılına kadar transfer yasağı verdi FIFA. Chelsea'nin itiraz hakkı var..

The French club had lodged a claim with FIFA seeking compensation for breach of contract from the player and requesting also sporting sanctions to be imposed on the player and the English club for breach of contract and inducement to breach of contract respectively.
The DRC found that the player had indeed breached a contract signed with the French club. Equally, the DRC deemed it to be established that the English club induced the player to such a breach.


Artı olarak hayvan Mutu efendiye karşı herkes sevecen gören mazlum sanar. Ancak söz konusu Chelsea olunca herkesde oh iyi olmuş havası var. Yazık günah yahu başka bişey değil.Kına yak Gürk!