28 Ağustos 2009
Who The Fuck Are Man Utd
Diğer gruplarında can alıcı noktaları var. Mesela C Grubu fena olmuş. Milan & Real Madrid maçı fena olur. Yine F Grubunda Barça & İnter maçı var bence bu eşleşmele en ilgi çeken maç olacaktır. Arsenal'in düştüğü grup kek. Keza Chelsea'da rahat çıkar. Juve & Bayern çekişmesinden bence Juve ilk çıkar (yada umarım ilk çıkar). Kıçını toparlayabilirse Liverpool yine zorlanmadan çıkar. Dört İngilizden ikisi rahat yarı final oynar (gerçi bunu ilkokul çocuklarıda biliyo artık) Arsenal ilk favorim. Arkadan Chelsea yarı finale gelir. Barça üçüncü yarı finale gelen ekip olur. Dört Real Madrid olur diyorum. Ancak gruplardan çıkıldığında yapılacak eşleşmeleri bilmiyorum sadece serbest attım.
14 Nisan 2009
07 Nisan 2009
Hatalıysam İspatla...
Zaman su misali akıp giderkenBen hala elde sıfır gezerken
Çok düşündüm hata nerde?
Bilemezdim ki çözüm nerde?
O zaman,
Çek şarabı vur bahaneye,
Gezinelim çözümsüzlüklerde
Hissizlik içinde bir hassasiyet
İki kelam ettirmedi bu meret
Çek bi fırt daha
Sonra gene vur bahaneye
Gelen giden fırça atarsa
Hatalıysam ispatla
Üşengeçlikten beter kanser mi var?
Göt anca sigara ya da alkol için yerinden mi kalkar?
Elin piçleri demez mi sonra,
Tirbuşon var mı?
İşin yoksa kovala bütün cadde.
Sonra yengen gelip demez mi?
Çocukla çocuk olma
Sonra gene vur bahaneye
Hatalıysam ispatla.
28 Mart 2009-Ankara
18 Mart 2009
Orange & Doug Coop: Benjamin Abi!
B: Ya, olum sıkıyor gibi sanki bu biraz.C: Olsun abi iyidir. Hatta sana yarım numara küçüğünü vereyim seneye daha rahat giyersin...
B: ...
C: ...
01 Mart 2009
Öylesine Zırvalamalar #1
Son zamanlarda oldukça sıkıntılıydım. Bir takım sorunlardan ötürü sırtımdaki yük iyice artmıştı ve bunu taşımakta güçlük çekiyordum; bir de geçen hafta hatunun beni terk etmesi tuz biber olmuştu sanki. Geçen hafta müzmin kavgalarımızdan birinde bana, “Bıktım senin şu uyuşukluğundan.” demesi ve benim de cevap olarak “Bıktıysan siktir git.” diye atar yapmam sonucu o da gitmişti, üstelememiştim. Bütün günümü içerek ve takiben sabaha doğru sızarak geçiriyordum. Gene böyle günlerden biriydi; saat 17.30 gibi uyanmıştım ve hava yeni kararıyordu. Bir sigara yaktım ve pakette sadece bir dal kaldığını gördüm, okkalı bir küfür salladım...
Acıkmıştım; karşı caddedeki küçük kebapçıyı aradım ve yemeğimi söyledim, yemeği getirirken de, bakkaldan bir paket kısa Winston Soft getirmesini çırağa iyice tembihledim. Yarım saat geçmişti; sokak kapısının zili bozuk olduğu için camda çırağı beklemekteydim; paketteki son dalı da bu süre zarfında tükettim. Kebapçının arabası kapıya gelmişti, hemen otomatiğe bastım ve yukarı çıktım. Paketi açtığımda, müessese ikramı olarak ezme ve salata geldiğini gördüm; salata neyse de ezmeyi pek nadir yollardı köftehorlar. Sofrayı zengin görünce, bari yanında bir şeyler içeyim dedim. Dolapta geçen geceden kalan bir büyük rakı vardı; bir göz attım, iki duble çıkardı. Bardağı doldurdum ve birinci dublemi yemeğimi yerken içtim. İkinci dubleyi de, salonda boş boş otururken bitirdim. Tam o sırada telefonum çaldı; arayan kim diye baktım. Mehmet’miş, kadim dostlarımdan. Telefonu açtım:
- İyidir babuş sen?
- N’olsun, sürünüyoruz işte. Bak ne diyeceğim, bir büyük aldım, gel sen de. Biraz dertleşiriz, moralin yerine gelir belki.
- Yok dayı, saol. Evden çıkmaya niyetim yok pek.
- Gel lan işte, biraz açılırsın. Hem sonra cilaları çakar, kokoreççi ile laflarız biraz.
- Bilmiyorum.
İşte bu nokta da bir karar vermem gerekiyordu, düşündüm.
09 Ocak 2009
Hadise - Mad Men.mp3
"Mad Man'i anlamıyorum. Sevişiyor olabilirler ama saçları uzamıyor, tırnaklarını falan kesmiyorlar, sıçtıkları da yok... Bu bana çok komik geliyor"
diye gaza gelmiş ve yediği haltı meşru kılmaya çalışan gürgenvari öz bir açıklama yaparsa tadından yinmez olur iyice.
Hadise'ye sesleniyorum buradan, sen yaparsın bu işi! Gürgen, sen bırak bu işleri...
Haber: Ahanda burada...
Kaynak: Batug.com - Brooklyn
08 Aralık 2008
Battı İskele, Çıktı Malzeme!
Bir ay oldu herhalde, Ankara'dayken televizyonda izledik, Karaköy'deki Kadıköy İskelesi'nin lodos sebebiyle batışını. Tepkimde, "Vay anasını! bizim Körler Şehri'nin, İstanbul'a açılan bir kapısı da gitti." şeklinde olmuştu. Sonra biraz düşündüm burdaki anılarımı... Pek fazla bir şey bulamadım açıkçası; Beşiktaş İskelesi'ni daha çok kullanıyordum. Neyse, ben acaba bu batıştan konu çıkar mı diye düşünürken, Umut Sarıkaya bombayı patlatmış. O saatten sonra düşünce falan da kalmadı zaten. Yaktım sigarayı, okşadım patlıcanı.
