gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2010

Yeni Aslan

Galatasaray Futbol A.Ş. ile futbolcular, Beşiktaş A.Ş.’den Serdar Özkan ve Bucaspor’dan Mehmet Batdal arasında, Haziran 2010’dan itibaren üç yıl boyunca geçerli olmak üzere sözleşme imzalanmıştır.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur,
Galatasaray Futbol A.Ş.

05 Mayıs 2010

Şenol Güneş

Kupadaki başarımız ligde yaşadığımız başarısızlığı telafi edemez...

04 Eylül 2009

Livorno Adana'da

Seria A takımı Livorno, 2.Lig takımlarından Adana Demirspor ile özel maç için Adanaya gelmiş. Maç saat 21.00 de sanırım. TRT1 canlı yayınlıcakmış. Gürk, Inter Buca'ya gelir mi ? Gelse amma daktilo yapardık he aşağı-yukarı haydeee. Hadi yap bi güzellik :)

Edit: Maç 0-0 bitti.

19 Ağustos 2009

Pizarro Bremen'de

Geçen sezon kiralık olarak Werder Bremen'e gelen 30 yaşındaki topçuyu bu sezon bonservisiyle birlikte satın almış oldu Alman ekibi..

18 Ağustos 2009

Roman Gibi...

Roman Abramovich ve uzatmalı sevgilisi Dasha Zhukova çocuk bekliyorlarmış.. Üç yıldır birlikte olan çift ilk çocuk deneyimlerini yaşıyormuş.. Roman babanın daha önceki eşi Irina'dan iki kızı ve üç pehlivan gibi erkek evladı bulunuyor. 6'lı düzeneğini kurmuş Abram.. Haydi hayırlısı. Yannız Dasha tatlıymış.. Bu arada Dasha 28, Roman 42 yaşında..

Plastik Alves

Alves baba kulaklara bi ince ayar çektirmiş sanırım ama iyi yapmış bence. Eski halin korkutucuydu be baba :)

Rambo

Aslında kendisinden nefret ederim hatta yakalasam..... Neyse. Adam iyice ün yaptı ki ecnebiler bile ilgilenir oldu. Meraklısına Rambo..

Sıfırcı Yelena

Genelde kendi rekorlarını milim milim geliştirmesiyle haber olurdu. Bu sefer milim milim engelleri aşamamasıyla.. Yelena Berlin'de boş geçti..


17 Ağustos 2009

Domuz Gibiyiz


Futbolda son moda domuz gribi sanırım. Küresel olarak ebemizinkini görürken son bombamız futbolada el attı. Geçtiğimiz cuma günü LA Galaxy ve ABD Milli takımının yıldızı Landon Danovan'ın testi pozitif çıkınca futbol camiasında inceden yusuflamalar yaşanmıştı..

Yeni haber Japonya'dan. Geçtiğimiz hafta Çin'in Wuhan kentinde turnuvaya katılan Japon U-19 Bayan Milli Takımı oyuncularından Ryoko Takara'da virüs tespit edilmiş..

13 Ağustos 2009

Back in Milan ? Again ?

Tası tarağı toplayıp Milano'ya tekrar gideceği konuşuluyor günlerdir. Gitmek istediğini bilmeyen zaten yok. Haziran-Temmuz gibi taraftarla da tartıştı. İngilizden gider'e gider. Milan'a yakışmıştı.Bence tekrar gitmeli. Ah Victoria ahhhh..

Yeni Forma - Liverpool

2010/2011 Sezonunda formaları aşağı-yukarı buna benzer bişey olacak. Danimarka'lı bira üreticisi Carlsberg 17 yıldır sponsor olduğu Liverpool'a daha fazla kaynak aktaramayacağını bildirmiş.. 7.2M pound ödüyor yıllık Carlsberg. Standart Chartered ise 20M ile yanaşmış..

Top European Team’s Sponsorship Deals

Manchester United: £20 million a year (£80 million over four years) with Aon
Bayern Munich: £17 million (£68 million over four years) with T-Home
Juventus: £15 million a year (£75 million over five years) with Tamoil
Real Madrid: £12.7 million a year (£38 million over three years) with Bwin.com
Chelsea: £11 million+ a year (£55 million over five years) with Samsung
Liverpool: £7.2 million: Liverpool’s annual fee from Carlsberg expires in 2010
Arsenal: £6.7 million per year (£100 million over 15 years) with Emirates (This is Anfield)

Fener: 2 bira parası :P

Kerem Gönlüm


WADA'nın (Dünya Anti-Doping Ajansı) yasak listesinde yer alan 'cathene' maddesi bulunmuş doping testinde.. Aslında tam olarak doping diyemeyiz bir tür sindirim sistemini güçlendiren madde. Asıl olayı zayıflamaya çalışanlara yardımdır. İngiltere'de serbest olan maddenin ABD ve Kanada'da kullanımı yasakmış mesela. Yine de Kerem Milli Takım kadrosundan çıkarılmış.

12 Ağustos 2009

Copa Sudamericana

Sezonlar açıldı artık ufaktan geri dönüş başlar... Copa Sudamericana karşılaşmasında Bolivya takımı Blooming ile River Plate karşılaşıyor.. Kalecinin hediyesiyle River golü atınca Blooming taraftarı çılgına dönüyor. Önce gölü atan Gimenez'e daha sonrada kendi futbolcularına sarıyorlar.Haliyle maç yarıda kalıyor..


26 Haziran 2009

MJ Gider...

Billy Jean, Smooth Criminal, Thriller, Black or White, They Don't Really Care About Us... Ecibicibokkey.. Hacıbabalardan biri daha gitti



24 Nisan 2009

Same Old Story

Her sene;

Bugün 23 Nisan
Neşe doluyor insan!

diyen yurdum insanı, bir gün sonra 'acaba ABD Başkanı *Soykırım* diyecek mi?' endişesi yaşıyor ve neşesi kaçıyor. Sadece özneler değişiyor kendimi bildim bileli, cümlenin geri kalanı ayrı.

Bugüne kadar hiçbirinin götü yemedi afedersiniz, bu sefer de yiyeceğini sanmıyorum ama sözde değişim sloganı ile gelen Obama'nın da sağı solu belli olmaz afedersin. Bakalım neler olacak, neler diyecek.

Ayrıca ayıptır şu yapılan. Sadece Ermeniler değil, her fırsatta bir ülkenin bayrağını yakan bizim gaza gelmesiyle meşhur meydanların demirbaş provakasyoncularının da yaptığı bir ayıp. Bir ülkenin bayrağını yakmak ne demektir yahu?

Sezen'den gelsin; Masum Değiliz Hiçbirimiz...

16 Nisan 2009

Stephan Ireland

Resimdeki R8 için 100.000 pound ödemiş İrlandalı. Ancak arabanın daha önce kırmızı olan kontrast boyası için 10.000 pound daha ödeyip maviye boyatmış. Kırmızı = United , Mavi = City hesabı... Aynı boya işlemini sanayide 500 liraya yaptırırdık halbusi...Yinede ustanın ellerine sağlık :))

İlk sananlar yanılmasın üstteki arabada Stephan Ireland'ın..

not: Foto da habe rde the Sun'dan arak...

15 Nisan 2009

Justice For The 96

96 Liverpool taraftarının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Hillsborough hadisesinin 20. yılıydı bugün. 20 yıl önce Liverpool -Nothingham Forest arasında oynanan FA Cup yarı final maçında taraftarların izdihamı sonucu 96 kişi feci şekilde can vermişti. Liverpool taraftarları hala bu olayın sorumlusu olarak polisi gösteriyorlar ve adalet istiyorlar. 2000 yılında açılan davalar sonuçsuz kalmıştı.. Bu haftasonu oynanacak FA Cup maçında da futbolcular siyah bant takacaklar...

06 Nisan 2009

Viva Obama!

Obama iki günlük gezisine başladı Türkiye'de. Dün gece Kubi; "Yarın dışarı da çıkılmaz şimdi..." diyordu, oralarda durum nasıl daha sonra yapacağımız bir canlı bağlantı ile bunu kendisinden öğreneceğiz.

Resmi ziyaretler zinciri bozulmadı Ahmedinejad'da olduğu gibi. Anıtkabir özenle ziyaret ettirildi, Ata'ya bir gösterildi, eli öptürüldü. Her zaman, herkesin samimi olduğunu düşündüğümüz Ata'nın defterine yazdırıldı. Ardından da görüşmelere geçildi...

Meclis konuşması ise buram buram "Ne zararım, ne yararım dokunur." mesajı kokuyordu. Ermeni Soykırımı demeyerek danışmanlarının tavsiyesine uydu uymasına ama korkunç olaylar tabirini kullanmış olması da kafa karıştırmadı değil.

İsrail ile Filistin arasındaki soruna da değindi Obama, Afganistan'a, Kore'ye ve Kosova'ya da. Aracı olmalıyız dedi... Obama'nın konuşmasının arasına "Birlikte?" - "Güçlerimizi?" gibi sataşmalarla karışarak müdahelelerde bulunan Zeytinburnu'nda yaşadığını öğrendiğimiz Mehmet adındaki çekik gözlü vatandaş da CIA ve MIT ajanları tarafından kardeşçe tutuklanarak merkeze kadar götürüldü, kapıya kadar geçirildi.

Anlattı da anlattı Obama... Bizim kültürümüzü, tarihimizi övdü. Reformları, yasa değişikliklerini beğendiğini söyledi. Müttefik olmaktan gurur duyduğunu ve Türkiye'nin bugüne kadar yaptığı yardımlardan ötürü bizi takdir ettiğini söyledi paşam. İnsan bir teşekkür eder, o ayrı mesele. Amma sevinirdik he... Amerika'da çok müslüman var ya da müslüman ülkelerde yaşamışlıkları olanlar var. Bunu biliyorum çünkü ben de onlardan biriyim. dedi abi adam. Akrabalarını sorunca yorum yapmıyordu bu adam. Acaba bizden ne istiyor da böyle tavizler verdiriyorlar?

Programını bilmiyorum Obama'nın. Nereye gider? Ne yapar? Ha İstanbul'a geçiyormuş sanırım. Belki de içmeye götürürler adamı, şöyle bir bira + maç keyfi James Joyce'ta. Offf ne zevkli olur lan. Gece de Tayyip'le NBA maçı seyrederler. Justin TV'de var NTV ya da NTVSpor'da yoksa. Ben seyrediyorum, onlar da seyreder.

Fotoğraflar: Reuters

İtalya'da Deprem!

Türkiye saati ile 04.30 civarlarında meydana gelen depremde ölü sayısı yabancı kaynaklara göre 40-45 arasında değişiyor. Bizim gazeteler 50'den başladılar atmaya. Kesin bir sayı şu an için vermek zor bu sebepten. Depremin şiddeti bile hâlâ 6.3 ile 5.8 arasında gidip gelmekte.

Abruzzo bölgesinin L'Aquila kenti olarak söyleniyor depremin merkez üssü. Roma'nın kuzey-doğu'sunda kalan bir bölge-imiş-. Çöken öğrenci yurtlarından ve sivil toplum binalarından bahsediliyor. Ölümleri arttıran ya da arttıracak olan bu tür yapıların ne durumda olduğunun sonucu olacaktır.

Depremi merkezinde yaşamış bir insan olarak fotoğrafları görünce ürperdim, kanım dondu, tüylerim diken diken... O kadar bildik, o kadar tanıdık ve acı bir manzara ki tarif etmek zor.

Fotoğraflar: Getty

Kendimce geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum...

25 Mart 2009

Ezop Masalları: Teğet Geçen İnekler

ABD’nin Texas eyaletinde yaşayan George adında bir çiftçi vardır. Küçük bir evi ve iki de ineği vardır George’un.

Bir gün John adında bir başka çiftçi George’a der ki “İki ineğinden birini bana ödünç verir misin? Onu 100 dolara satacağım. Sana 10 dolar da teminat vereyim. İneği satınca da geri kalanını öderim.”

George, bir ineğini John’a verir ve 10 doları alır. “Bu inek işi iyi gidiyor. Kendime bir inek daha alayım” diye düşünür George.

Yan komşusuna gider ve 100 dolara ineklerinden birini almak istediğini söyler. Komşusu kabul eder. George, John’dan aldığı 10 doları verir ve geri kalan 90 dolar için de bankadan kredi çeker.

Gurur duyar kendisiyle George. Şu anda iki ineği vardır, bir de John’a ödünç verdiği bir başka ineği. Yani 300 dolar varlığı 100 dolar da borcu bulunmaktadır George’un.

Ama bir anda ülkede yaşayanların üçte ikisi vejeteryan olmaya karar verir. İnek fiyatları 100 dolardan 70 dolara iner.

George için hâlâ durum çok vahim değildir. Çünkü elinde toplam değeri 140 dolar eden iki inek vardır. Bir de John’a ödünç verdiği diğer bir inek. George şöyle düşünür: “Elimdeki ineklerin değeri yaklaşık 200 dolar. Borcum ise hâlâ 100 dolar. Çok sıkışırsam inekleri satarım, borcumun tamamını rahatlıkla kapatırım.”

George inekleri satma konusunda pek istekli değildir. Çünkü hayvan piyasasında fiyatlar sürekli değişmektedir. Ayrıca elbet bir gün birileri yeniden et yemek isteyecektir.

Son telefon Merkez’e

Ama birilerinin et yemeye başlaması bir yana ülkenin geri kalanı da “biz de vejeteryan olacağız” der. George için işler hiç de iyi gitmemeye başlar. Kimse et yememektedir. Köpek maması yapmak isteyenler George’un ineklerine talip olurlar ve inek başına 2 dolar önerirler. Fiyatların gerilemesinin ardından John, 2 dolara bir inek alır. George’a gider ve der ki: “Senden aldığım ineği geri veriyorum. Sana verdiğim 10 doları geri verir misin?”

George, “Elimde 3 inek var ve toplam değeri sadece 6 dolar” diye hesap yaparken telefon çalar: “Bankadan arıyorum. 90 dolar olan borcunuzu kapatmanız gerekiyor.”

Bu noktadan sonra yapacak bir şeyi kalmayan George, Merkez Bankası’nı arar ve yardım ister.