18 Ağustos 2009
NBA Live 2010
28 Mayıs 2009
Kraliçenin Yeni Oyuncağı

Bilgisayar oyunlarına aşina olanların mutlaka bildiği firmalardan biridir THQ. Wii için geliştirdikleri BIG Family Games oyununun reklamını yapmak için ilginç bir yol seçmişler. Kraliyet ailesine altın kaplama bir Wii ve oyunlarının ilk kopyasını hediye eden THQ'dan bir de "Majestelerinin eski bir konsolda oyun oynamak istemeyeceğini düşündük ve özel, altın bir versiyonunu yaptırdık. Umarım Kraliyet Ailesi bizim aile oyunlarımızı beğenir." açıklaması gelmiş.
11 Nisan 2009
Devrimin İlk Halkası

21 Ocak 2009
Bunlar Gerçek Değil!
Bu fotoğraflar esasında fotoğraf değil sevgili okuyucu. Bunlar oyun teknolojisinin geldiği son nokta! Proper Graphics isimli Belarus firmasının, Gran Turismo serisini yapan Polyphony Digital'in poligon ve kaplama teknolojisini kullanarak yarattığı render modeller, Gran Turismo 6 nasıl olacak sorusuna yanıt olarak verilebilir. HD fotoğraflar ve video için buraya tıklayabilirsiniz.
Dipnot: Postun bütün repleri, emeğine sağlık dostum iyi paylaşımları batug.com f1 yazarı Yavuz abimize aittir.
07 Ocak 2009
Heavy Rain : The Origami Killer

Oyunlara yeni bir bakış açısı getiren Fahrenheit'ın yapımcısı Quantic Dreams'in, teknoloji demosuyla bugüne kadar bir oyunda hiç görmediğimiz şeyleri bize gösterip, beklentilerimizi tavana vurduran projesi Heavy Rain'in resmi çıkış tarihi halen sadece 2009 olarak gözükse de oyunla ilgili ufak detaylar su yüzüne çıkmaya başladı. Teknoloji demosunda izlediğimiz kast çekimindeki mimikler, oyuncunun verdiği duygu, gerçek görüntülerden farksızdı. Yapımcılar da bu görsel zenginliği oyuna entegre ederek duygular üzerinde dönecek bir senaryo hazırladıklarını belirtiyorlar. Bugüne kadar böyle bir açıklama yapılsa ancak müziklerle sağlanmaya çalışılan bir atmosferden bahsedebilirdik ama teknoloji demosunu gördükten sonra işin içinde gerçekten oyunculuk olacağını söylemek mümkün.
Oyunun konusuyla ilgili halen net bir bilgi yok, tek öğrendiğimiz şey oyunun 4 ana karakter üzerinden döneceği ve bunlardan birinin bir baba olduğu. Aslında oyunun ana konusunun "bir babanın sevgisi" olduğu açıklanan yegane şey. Ayrıca Leipzig Game Convention'da yayınlanan oyun-içi demosunda da gazeteci bir kızı oynatıyoruz. Fakat yapımcı Quantic Dreams olunca, senaryonun da bizim kararlarımıza göre farklı yollara doğru gittiğini ve kontrol edeceğimiz karakterlerin değişebileceğini söyleyebiliriz. Bunların yanında oyunun yetişkinlere yönelik, aksiyon ögeleri içeren karanlık bir film noir olarak tasarlandığı da belirtiliyor.
17 Ekim 2008
Pro Evolution Soccer 2009
Pes 2008'in kimi çevrelere göre beklentilerin altında kalmasıyla (ki bence ps3 versiyonu olmamıştı gerçekten) yaklaşık 9-10 aydır beklentilerin giderek arttığı bir oyun haline gelen Pes 2009 sonunda mağazalardaki(ve haliyle maalesef torrent ve download sitelerindeki) yerini aldı. Ülkemizde de Can Arat ve İbrahim Toraman'ın katıldığı yarışmalı bir organizasyonla tanıtıldı. Tabii her futbolsever gibi ben de oyunu çıkar çıkmaz kapıp, yaklaşık 10 gündür sömürdüğüm demonun verdiği gazla oynamaya başladım. Öncelikle belirtmem lazım ki oyunun pc versiyonu bana yine ps3'ten daha iyi geldi. Bilmiyorum belki de bunun artık pc'de oynamaya alışmış bünyemle ilgisi vardır ama sanki pc'de oyuncu ve takım üzerindeki kontrolüm daha iyi, oynanış daha başarılı gibi duruyor, fakat işin grafik yönünde ps3 haliyle alıp başını gidiyor. Onun dışında kısa bir süre de olsa Become a Legend ve Master League modlarına göz gezdirdim. Master League her zamanki gibi keyifli, henüz çok ilerleyemediğim için çok fazla yorum yapamayacağım. Ancak Become a Legend modu henüz çok sığ. Daha ilk scout maçınızdan sonra 1. ligden 3 teklif almanız, biraz oynayıp geliştikten sonra pat diye büyük takımlara transfer olmanız gibi çok da gerçekçi olmayan durumlar yaşanabiliyor. Bunun en büyük sebebi tabii ki lisanslı lig sayısının minimum düzeyde olması ve 2.-3. lig takımlarının bulunmaması. Lisans durumları için bu sene bir çok spekülasyon yapıldı, büyük ülkelerin 2. ligleri de dahil edilecek diye yazılar okuduk pek çok güvenilir sitede, ancak sonuç maalesef yine hüsran. Fakat oynanış olarak gerçekliğe bir adım daha yaklaştığımızı, 2008'deki gibi çatlak seslere oyunun pek mahal vermeyeceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle Fifa 2009'un demosundan edindiğim izlenime dayanarak, EA'in 2008'den bile kötü bir Fifa yapmasıyla yine rakipsiz bir PES göreceğiz bu sene. Bu arada oyunun edit modunu kullanarak takımları yaratıp, formalarını, amblemlerini orjinal haliyle oynamanıza sağlayacak Option File'lar ayın 20-25'i gibi düşmeye başlayacaktır. Aşağıdaki siteleri takip ederek bu eklentilerle oyunu daha gerçekçi bir hale getirebilirsiniz, Konami de oyun için Kasım ayı içerisinde XBox Live ve PSN üzerinden bir update yayınlayacağını belirtti. Söylediklerine göre oyuna yeni lisanslı takımlar, yeni transferler..vs eklenecekmiş, merakla beklemedeyiz.Link 1: http://www.winningelevenblog.com/
Link 2: http://forums.evo-web.co.uk/
10 Eylül 2008
Guybrush Threepwood: Vol 2
Her ne kadar sadece ilk oyununu tamamen oynamış olsam da oynadığım en iyi RPG oyunudur, belirtmeliyim bunu. Farklı karakterler, farklı özellikler ile bitire bitire doymadım. Geçenlerde seneler sonra Torrent'te karşıma denk geldi de tekrar bitirdim nasıl mutlu oldum. Viagra etkisi yaptı yeni nesil oyunlara alışamamış bu bünyeye... Bunun da Ultima gibi bir sloganı vardı hoş, Fallout is a Blackout... Sanırım böyle bir şeydi.
- Opposing Force
- Blue Shift
- Decay
- Team Fortress
- Counter Strike
- Half Life 2
- Lan
- Bi siktir git Sierra
- Yeter Be
Actua Soccer'ı da aslında Playstation'da oynadım. Bu oyuna dair sevdiğim şey Alan Shearer'dı. Ealaaaaaaaaan Şiiiiraaaaaaaa diye başlardı oyun. Onun dışında da pek anlam ifade etmiyor bana ama seveni boldu. O zamanların FIFA'ya alternatif futbol oyunları işte.
Yeter bu kadar bu seferlik de... Çok uykum geldi, Vol 3 dedim de Vol 4 bile çıkacak gibi.
07 Eylül 2008
Football Manager 2009

CM ve FM serilerinin yaratıcısı olan Sports Interactive, Football Manager 2009'un, seriler içinde adeta bir devrim niteliğini taşıyacağına yönelik reklamları sonucu, bizde FM 2009'un getireceği yenilikleri merakla beklemeye başlamıştık. 90'lı yıllarda adeta fırtına gibi esen oyun 2000'lerde biraz durulmuştu. CM 01/02 ile tavan yapan, ancak CM4 ile büyük bir hayal kırıklığı yaşatan seri, Football Manager serisi ile kendini oldukça toparlamıştı, fakat FM 2008'in bir önceki versiyonu FM 2007'ye göre oldukça yavan kalması ve piyasaya, buglar içererek sürülmesi dolayısıyla beklenilen ilgiyi görmemişti. SI Games, 3 Eylül akşamı, FM 2009'un getireceği yenilikleri açıkladı ve artık oyunda opsiyonel olarak 3D görüntü seçeneğinin olacağını söyledi. Açıkçası bu yenilik daha farklı şeyler bekleyen fanları oldukça şaşırttı, çünkü oyunun birçok hastası 2D'den bile şikayetçi idi. Şimdilik seçeneğin opsiyonel olması ve 3D özelliği sayesinde bütün maç motorunun değiştirilecek olması bir teselli gibi gözüküyor. Ancak ortada şu var ki, SI Games bir kumar oynuyor. Ya dedikleri gibi devrim olacak ya da skandal....
06 Eylül 2008
Guybrush Threepwood: Vol 1
Diyorum ki, eskiden daha mı çok oyun çıkardı? Ben haftada 10 tane pc oyunu alma hakkım olduğunu hatırlarım. Orta 1'deydik o zaman. Okulumun tam karşısında hep beraber takılıp, beraber oynadığımız bir arkadaşımın apartmanı vardı ve apartmanın altında da bilgisayar oyunları satan bir yer. Olmadı Çark Caddesinde artık bizi bellemiş, o zaman haftada bir İstanbul'a gidip bavul dolusu oyunla Adapazarına dönen bir abimiz vardı. Onlardan alırdık tüm oyunları. Tabi o zaman internet, download, torrent falan desen "Uzaylı mısın lan sen?" derlerdi adama... Sene 1997-1998.
İlk hatırladığım oyunlardan biri eskiye dair, Grim Fandango. Zamanının ilklerinden, emsalsiz ve şaşkınlık uyandıran 3D oyunlarından biri. Fotoğraftaki bölümü yanlış hatırlamıyorsam geçebilmek üç günümü almıştı. Cennetle cehennem arası bir oyundu, bir o yöne bir bu yöne savrulursun.
"Twinsen, rush to the downtown pharmacy and find a cury for dinofly. He just crashed behind the house and looks injured!"
Galiba tanıdığım ve bildiğim bütün George'ları çok seviyorum. Neyse... George Stobbart ve Nicole Collard eksenli, yürü babam oraya yürü babam buraya. Her yerden ekşın fışkırıyor türünde, zamanının en iyi oyunlarından biri.
Zamanın iki Tycoon oyunu. Theme Park ve Theme Hospital. O zamanlar yoktu tabi Roller-Coaster Tycoon, Zoo-Tycoon falan. Theme Park dos oyunuydu zaten. (Var mı dos'u hatırlayan? Eski bir dost idi kendileri) Theme Hospital da PC'ye çıktı, bağımlılık yarattı ki zaten PC'ye çıkması sebebiyle en çok bilinen oyunudur bu serinin Theme Hospital...Bilgisayarı ilk aldığımda yüklü gelmişti. Zaten yüklü gelen 3 oyun vardır, neredeyse klasiktir. Red Alert 95, Duke Nukem ve Doom... Daha sonra PS 1 zamanları 2 kişi karşılıklı savaş halinde daha da leş gibi sardıysak da ilklerin de ayrı bir özelliği, güzelliği oluyor şimdi...
Böyle, çocukluğumda hayatımdan geçmiş bir çok bilgisayar oyunundan hatırladıklarımın bir kısmı bunlar, bir kısmını çok da uzamasın diye eklemiyorum (belki daha sonra vol 2 yaparım) bir kısmını da hatırlamıyorum. Çok da ayrıntılı açıklamalara girmedim zaten çoğunun hikayesini yarım yamalak hatırlıyorum, yalan yanlış bilgi vermek olmasın...
Bu yazıya denk gelip okuyan olursa da bir çoğunun "Aaa harbi lan böyle bir oyun vardı..." diyeceğini hatırlıyorum.
P.S.: Atari zamanlarından Captain Tsubasa'nın orjinal atari versiyonu var elimde. İnternetteki gerizekalı flashla yapılmış Tsubasalar ya da PS için çıkan tsubasa değil. Koş koş sahanın bitmediği, altı pastan topa vurdun mu çarşı pazar gezmekten 10 dk.'da anca topun kaleye vardığı Tsubasa kastım. İlgilenenler Batug.com forumlarından George insanı ile irtibata geçebilirler. Olmadı dodovol1@gmail.com adresi de mümkün....
14 Ağustos 2008
İspanyol Tavlası
Tavla'yı pek seven bir insan değilim. Aslında severim de pek beceremem, yenilirim. Hem yenilmekten gelen hem de hâlâ çözemediğim bir sıkılganlık biner üstüme ama nedense bu aralar oynayasım var hep. Batug.com Forumları eşrafından Samed (some-add) insanıyla ikidir oynuyoruz. İlk gün 3-0 öne geçtim, iki mars bir oyun ile yenildim. Ertesi gün de benzer bir senaryo. Samed ise bunu, "Karşılaşmanın başında öne geçmenin getirdiği rehavet" ve "Ağırlığımı koydum" şeklinde iki türlü yorumladı. İkincisi daha mantıklı geldi bana, adam ağır netekim; bilen biliyor.
Tam da bunun üstüne sevgili dude'um Orçun insanından bir video almış bulundum. "İspanyol tavlası bak bu", diyerek yolladı. Böyle tavlaya can kurban da son hamle adamı bitiriyor. Karşımda böyle hatun olsun sıkılmadan oynarım ama şu da var ki arkadan düşeş günahtır dinimizce.
12 Ağustos 2008
Interstate '76
15 Haziran 2008
Pro Evolution Soccer 2009
Özellikle Playstation ve PC platformlarında, 2008 versiyonunun beklentilerin altında kalmasının ardından, Konami yeni jenerasyon konsollara iyi bir giriş yapamadığı için oldukça ağır eleştirildi. Pro Evolution Soccer projesinin başında olan Seabass da baskılara dayanamayıp oyunun aslında tam olarak hazır olmadığını, fakat zamanlarının kısıtlı olmasından dolayı oyunu bu şekliyle piyasaya sürmek zorunda kaldıklarını açıkladı.
Bir diğer söylenti de oyunda yer alacak lisanslı liglerin nihayet(!) arttırılacağı. PES 2009'da Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve İspanya'dan 1. ve 2. liglerin; Hollanda, İskoçya ve Portekiz'den de 1. liglerin lisanslı olarak oyunda yer alacağı dedikoduları mevcut. Türkiye liginin oyunda yer alma ihtimali henüz yok gibi. Ülkemizdeki orjinal oyun satışları bu seviyede olduğu sürece de top-level oyunlarda-Crytek ekibi yapmadıkça- Türk ligi veya Türkçe desteği görmemiz pek mümkün gözükmüyor.
13 Haziran 2008
CM 03/04
Yıllardır Cm oynarım. CM 93/94 elime geçen ilk CM oyunuydu ve aynı zamanda bu SI Games'in piyasaya sürdüğü 2. CM oyunudur. İlkine çok daha sonra internette denk geldim de indirip sırf merak ettiğim için oynadım.
O zamanlar pek bilinmiyordu bu oyun, ben de kuzenim vasıtasıyla tanışmış oldum. Onun nereden duyup bulduğu konusunda ise hiçbir fikrim yok ama iyi ki bulmuş diyorum.
Aynı dönem babam da satranç oyunları alıp "Bari bilgisayar başındasın şunları oyna da kafa çalıştır transfer yapacağına" diyordu ve haklıydı da ama 22 yaşına geldim hiç pişman olmadım CM oynadığıma. Kaldı ki kendi döneminin ötesinde olan oyunlardan biriydi CM ve o özelliğini grafik sıçan oyunlar çıkana kadar kaybetmedi.
Beni en uzun süre oyalayan versiyonlarından biri de yukarıda screenshot'ı bulunan CM 2'dir. Mavi- koyu yeşil arası bir rengi vardı cd'sinin hiç unutmam ve belki de hâlâ duruyordur bir yerlerinde evimin ve bana oradan gülümsüyordur, neyse...
Tabi o zamanlar daha ilokula gidiyorum. Mr. Brown bildiğim tek futbolcu, bir de işte Cantona falan biliyoruz. Mahalle takımımızın forması kalkık yakaydı zaten, herkes 7 numara, herkes Cantona. İngilizce olarak da sadece Mr. Brown'ın yediği nanelerden haberdar olunca bir dönem sürekli bana gol atan oyuncuları transfer ettim. Takım forvet dolup maç da kazanamayınca hâliyle şutlandık takımdan. O zamanki mantığa baksana, bana gol atıyorsa (ki tartışmasız Manchester United olurum) herkese atar, o zaman alayım ben bu adamı... Bir CM versiyonu da bu kadar bilinçsizlikle geçti işte.
CM'nin dünya üzerinde sıçrama yapması ise tam olarak CM 3'ün kapısının önüne çıkarıyor bizi. CM 2'den sonra 96/97 ve 97/98 gibi başarısız sayılabilecek iki versiyon daha sürüldükten sonra CM 3, CM 2'ye göre bambaşka grafikler, bambaşka menü ve oynanabilirlik seçenekleri ile karşımıza çıktı. Bu oyunu daha göze hitap eden yani şık duran bir hâle sokmuştu. Geliştirilen taktiksel sistemler ve değiştirilebilirlik özellikleri de oyuncunun oyun üzeride daha fazla hakimiyet kurmasını sağladığı için ilgi de hâliyle arttı.
CM 3'ten sonra sırasıyla CM 99/00, CM 00/01, CM 01/02, CM Quiz(Çok gereksiz bir girişimdi), CM 02/03 ve en son olarak da yazının başındaki CM 03/04 piyasaya sürüldü...
CM 03/04, oyun CM ve FM olarak ikiye ayrılmadan önce SI Games'in piyasaya sunduğu son oyun olma özelliğine sahip. Daha sonra oyunun isim hakları EIDOS'a satıldı. Fakat SI Games çalışanları EIDOS'un oyunu nasıl bok ettiğini gördükten sonra vicdanları cız ettiği için hepimizi sevindirerek FM adı altında oyunu devam ettirmeye karar verdiler. Fakat beklenmedik şekilde FM de EIDOS'un CM'leri gibi pazarlama üzerine kurulmaya başlayınca oyunun eski hayranları pek fazla itibar etmemeye başladılar, ben de onlardan biriyim.
CM 03/04 en güzel CM/FM serisidir bana göre. Şu an bile deli gibi oynadığıma göre bayağı bir etki bırakmış olması gerekiyor ki SI Games de herhalde bunun farkındadır, bir daha asla bunun kadar kaliteli bir oyun da çıkaramayacaklar.
Benim gibi ilgileneni varsa uzun sürelere dayanan tecrübelerime dayanarak mevkilere göre iyi isimleri önerebilirim;
GK
Santiago Canizares
Sebastian Frey
Rüştü Rençber
DC
Lucio
Michael Dawson
Walter Samuel
DR
Daniele Bonera
Massimo Oddo
William Gallas
Mancini
DL
Patrice Evra
Mikael Silvestre
Wilfred Bouma
James McEveley
DMC
Freddy Guarin
Fredy William Thompson
Sunday Oliseh
ML
Lionel Morgan
Montolivo
Thiago Motta
Emre Belözoğlu
MR
Cristiano Ronaldo
Ricardo Quaresma
Toledo
AMC
Mikel Arteta
Joe Cole
Alex De Souza
Andres D'Alessandro
FC
Thierry Henry
Giampaolo Pazzini
Daniel Braathen
Evandro Roncatto
Adrian Mutu
Ricardo Vaz Te
Alessio Cerci
Tuncay Şanlı

