Yaşayan Efsaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşayan Efsaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Nisan 2010

Azıcık Ucundan

Mehmet Demirkol VS Şaban Işık

18 Ağustos 2009

İtirazım Var !!!


$1·#Gurkan:
hehe
postlara
kendi imzanı atıon he
hehe
Berk:
hehehe
baba ****rim ya
kimse bişi yapmıo
e gemiyide terketmioz afedersin
bari şanımız yürüsün
·$1·#Gurkan:
hehe lafın ucu dokundu
hehe
Berk:
eeheehehe
·$1·#Gurkan:
ii yapıon
Berk:
baba sizin blog tam özenti ha
hep benden araksınız
·$1·#Gurkan:
hahaahh **ktir lan
bariz kalite farkı var
Berk:
hahahahahahaha
mangal gibi yürek var ulan bende
tıkla yapsıncı adam değilim ben
+
senin farkedemediğin bişey var dayı
o rötuşladığın fotolar her monitörde seninki gibi çıkmıo
·$1·#Gurkan:
nedir dayıcım
Berk:
bazılarında ya***rak gibi gözüküo afedersin
·$1·#Gurkan:
abi
·$1·#Gurkan:
yar**k gibi gözüküosa
ayalarını yapsın
açık ve net
·$1·#Gurkan: gel seni transfer edelim dayı
Berk:
bonservisin nekadar dayı
asıl ben seni transfer edeyim
·$1·#Gurkan:
geri dön diyosun
Berk:
geri dön...
·$1·#Gurkan: istemio değilim yani istemio değilim derken orda olmak isterdim
Berk:
tam orospusun sen ha tam
·$1·#Gurkan:
ama ne farkeder dayı
paslaşıyoruz zaten
si**ir et
Berk:
evet
çalıosunuz benim yazıları
haberleri cızzzz
·$1·#Gurkan:
heheh si*tir
bi selçuk postu var
başka göster?
Berk:
hhahahahahahhaha
nasıda itiraf etti..

Emeğe saygı gösterin biraz kardeşim... bumaçevdeizlenir ekibi, akıllı olun!!!


Üsküdar'a çöktün.. Hasat zamanı gel bitch. Rap'ime paha biç!! Yeditepeyse İstanbul bırak öyle kalsın Gürk!!

Geri Dön Bebeğim

Gelirsen Ekim'e Gelmezsen ***** kadar...



geri dön - sezen aksu

16 Ağustos 2009

Aman Ormancı


Mutluluklar dileriz ağabey. Umarım daimi olur.. Sırada kim var ? Şef ? Evlilik güzel şey galiba..

29 Nisan 2009

Ryan Giggs - 800

Ryan Giggs bugünkü Arsenal maçında Manchester United forması ile 800. maçına çıkacak. Hafta sonu oynanan Tottenham maçında dinlendirilmişti, bugün için. Giggs daha önce de United formasıyla Avrupa'da en çok maça çıkan oyuncu rekorunu ele geçirmişti Bobby Charlton'u geride bırakarak. Arsenal ve Giggs bir araya gelince de akıllara direk şu harika gol geliyor. Giggs hakkında güzel bir yazı için de buraya. 

27 Nisan 2009

İngiltere'de Yılın Oyuncusu: Ryan Giggs

Adaylar ilk açıklandığında İsmail'in yazısında kısaca yorumlarımızı paylaşmıştık. Cem de, ben de, İsmail de Giggs'in alacağına dair bir yorum yapmamışız. Bu da demek oluyor ki, o ikiliden biri karşıma 'dayı be ben aslında düşünmüştüm...' demesin.

Zira ben hiç düşünmedim. Aklıma en son gelen isim Vidic, sonrasında ise Giggs'ti. Gerrard alır diyordum. Olmadı Van Der Sar, yine mi olmadı? Kesin Cristiano Ronaldo götürür diyordum ama aradan sıyrılan Ryan Giggs oldu.

Bunda Liverpool'un şampiyonluk yarışından ufaktan kopuşunun ve Gerrard'ın sakatlığı sonrası son zamanlardaki performansının ya da yine son zamanlarda aciz durumlara düşen Vidic-Var Der Sar ikilisi ile geçen seneki kadar kendini gösteremeyen Ronaldo'nun ne kadar etkisi vardır bilemem. Aslında böyle düşününce çok da uzun bir yol oluşuyor ödülü Giggs'e vermek için. (Yoksa oylar mı bölündü İsmail? hehehe)

Yine en mantıklısı bugüne kadar iki kere yılın genç oyuncusu ödülü alan, sekiz kere yılın takımına ve üç kere ayın takımına seçilen; 2007'de PFA tarafından açıklanan Yüzyılın Takımı'nda kendine yer bulan ve 'Ferguson olmadan bir kariyer düşünemiyorum.' diyip Ferguson ile birlikte futbolu bırakma sinyalleri veren Giggs'i hâlâ faal olarak futbol dünyasının içindeyken bu ödülden de mahrum bırakmamak gibi bir mantık olabilir.

Her ne olursa olsun ben bu ödülü daha önceki senelerdeki performansları ile daha çok hakettiğini düşünüyorum. Keşke o zamanlar bu ödüle layık görülseydi... O değil de şaka maka bu sene iyi United yaptı he...

Yılın genç oyuncusu ödülünde de Cem ve Ben, 'Ireland alır abi' diyerek İrlanda apaçiliğini son raddeye getirmiş olsak da İsmail skoru burada yakalıyor ve 'Benim favorim Young' tahminiyle elimize vermiş oluyor bu konuda. Tebrik ediyoruz İsmail, kupanı veririz bir ara. Yılın Genç Oyuncusu ödülü de Aston Villa'dan Ashley Young'a gidiyor.
Fotoğraflar: Yahoo

26 Nisan 2009

FHM's 100 Sexiest Woman In The World '09: Top 10

10. Freida Pinto

9. Anna Friel

8. Kristin Kreuk

7. Elisha Cuthbert

6. Adriana Lima

5. Keeley Hazell

4. Britney Spears

3. Jessica Alba

2. Megan Fox

1. Cheryl Cole

Keeley Hazell ve Britney Spears'a itirazım var arkadaş. Hele ki Adriana'nın ikisinin de gerisinde kalmış olmasına çok itirazım var. Ayıptır, günahtır yahu.

22 Nisan 2009

Dikembe Mutombo

"I'm going to need surgery. For me, basketball is over. I cried so much about it when I was laying on the floor."

Dikembe Mutombo dün geceki Portland maçında sakatlanarak oyunu terketti ve sonrasında yaptığı açıklama bu şekilde. 42 yaşındaki bir oyuncunun böylesine ağır bir fiziksel mücadele içinde, bu şekilde mücadele etmesi takdirden öte şeylere değer fakat artık yolun sonu geldi ne yazık ki.
Artık Mutombo ve o meşhur parmağı yok ama basketbolseverler sanmıyorum ki onu ve bu parmağı unutsunlar.

Paul Aaron Scholes

Küçükken her sene babama farklı farklı mevkilerde beni Sakaryaspor'un altyapısına yazdırmasını isterdim.

"Baba, beni kaleci yaptırsana Sakaryaspor'da"
"Baba, beni forvettirsene Sakaryaspor'da"

gibilerinden... O da istemezdi futbolcu olmamı, olur-peki-tamam türünden laflar ile geçiştirip unuttururdu.

Fotoğraftaki 'az sonra bir haylazlık yapacakmış' gibi duran fırlama tadındaki velet Paul Scholes'un ta kendisi. Sene tahminen 1979 - 1983 arasında bir yer, kesin bir bilgi yok. Saint Mary's R. C. İlköğretim Okulu'nda okurken, okul takımı ile verdiği bir poz. Biraz daha büyüyüp 14 yaşına geldiğinde United altyapısında yetişip, ardından geçen yıllarda 600. maçına çıkacağını ve efsanevi bir kulübün efsanevi bir parçası olacağını düşünür müydü acaba o zaman? Sanmam.

Paul, bugün oynanacak olan Portsmouth karşılaşmasında Manchester United formasını 600. kez giyecek. Sir Alex zaten sık sık över, sever Paul'ü de Sir Bobby'den de "Benim için en iyi United oyuncusu" övgüsünü almak kolay olmamalı...

O formayı terlettiği 600 karşılaşmanın arasına;

8 Premier Lig Şampiyonluğu
3 FA Cup Şampiyonluğu
5 Community Shield Şampiyonluğu
2 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu
1 Intercontinental Cup Şampiyonluğu
1 Fifa Club World Cup Şampiyonluğu

sıkıştırmış delikanlı.

2008 yılında da English Footbal Hall of Fame listesine girerek İngiliz futboluna, tabiri caiz ise, adını altın harflerle yazdırmıştır.

Böyle durumlarda ne denir bilmiyorum, iyi ki doğdun diyeyim. Bir nevi yaşgünü hesabı. Şahsi olarak da 'iyi ki varsın' dileklerimi iletiyorum. Bir oturup içemedik ne zamandır!



Video Red Cafe kaynaklı, Youtube'dan alıntı. Bulup da gönderen büyük United'lı çakma taraftar İsmail'e de teşekkür ediyorum bu vesile ile.

07 Nisan 2009

Hall of Famers


David Robinson, John Stockton, Michael Jordan ve koç C. Vivian Stringer Hall of Fame ünvanlarını dün gece NCAA finali sırasında aldılar. Michael Jordan kolej takımı Tar Heels'in de şampiyonluğuyla birlikte geceyi kendi hayatının unutulmaz anıları arasına sokmuştur. Stockton'un da şampiyonluk göremeden göçüp gitmesine sebep olan adamla birlikte bu onura erişmesi ilginç.

31 Mart 2009

Zo

Miami Heat tarihinin efsane pivotlarından Alonzo Mourning'in 33 numaralı forması dün geceki Orlando Magic maçının devre arasında American Airlines Arena'nın tavanına çekildi. Zo da bu sırada gözyaşlarına hakim olamadı tabi ki.

30 Mart 2009

Still a Spartan


Kubi madem Magic-Bird'den girdi bu da benden gelsin. Magic kolej takımı Michigan State'in Louisville karşısındaki Elite 8 maçında, eski takımını destekliyor. Her baskette çocuk gibi sevindi Magic maçta, maçı da rahat kazandı Spartans ve Final Four'a adını yazdırdı.

29 Mart 2009

109

"I am very proud. When you grow up, you dream about playing for your country and at Wembley."

David Beckham bugünkü Slovakya maçıyla birlikte İngiltere Milli Takım formasını 109. kez giyerek Bobby Moore'un en fazla milli olma rekorunu kırdı ve tarihe geçti. İkinci yarıda Aaron Lennon'un yerine giren Beckham maçı da 2 asistle tamamladı. Geçen yıl sırf milli formayı giyebilmek için formda kalmak ve seçilebilmek adına Arsenal ile özel izin alıp antrenmalara çıkan bir adama ne kadar saygı duysak az. Saygılar bizden...

Photos: The Guardian & Espn Football

11 Mart 2009

Back to 1999

Maça saatler kala elimize güzel bir video geçti ama sevgili United yönetimine bağlı MUTV indirmemize izin vermediğinden ve maç öncesi son taktikleri oyuncularına anlattığı için Sir'e de ulaşamadığımızdan direk olarak yayınlayamıyoruz. Ama buraya tıklayıp 10 yıl önceki United-Inter eşleşmesini izleyip bir nostalji yapabilirsiniz.

Ronaldo, Zamorano, Diego Simeone, Yorke&Cole, Beckham, Keane, Schmeichel... Beckham'ın ortaları ve saçları en parlak çağında, Zamorano'nun (1+8) 18 numaralı forma giydiği zamanlar...

O günden bugüne kadar hala takımlarında devam eden Zanetti, Neville, Giggs ve Scholes'a da saygılar bizden.

05 Mart 2009

Hoşgeldin Cordozar

Günlüğümüzün serbest yapısından istinaden bugün pek çok basın- yayın organında gördüğüm bir haberi, günlüğe taşımaya karar verdim. Maksat girdi olarak gözüksün, bakarsın yine bir yerde yayınlanır.

Snoop Dogg, Cordozar Calvin Broadus, Jr., İslam'ı benimseyenlerden biri olmuş gün itibariyle. Kendisine hoş geldin diyorum. Daha önce yaptıklarını izledik, gördük, biliyoruz. Allah kabul etsin.

Not: Resimdeki bere Arizona Cardinals logosu içermesi tamamen tesadüf oldu. Nadiren oluşturduğum girdilerin en sonuncusunda da Arizona Cardinals geçiyordu. Bundan sonraki girdim de Arizona Cardinals hakkında olacak bir şekilde.

03 Şubat 2009

Türk Televizyonlarındaki Efsane Anlar #1

Çok büyük değildim ama çok da küçük değildim o zamanlar. Mahallede birimiz Örümcek Adam, beşimiz Power Rangers ve bir diğerimiz de Memiş olurdu...

24 Ocak 2009

Dino Drpiiic Oleeey!

Taraftara gösterdiği kıçıyla Beşiktaş'a Schildenfeld'i aldıran Dino Drpic yeniden gündemde, ancak bu kez durum çok daha çılgın. Olay Dinamo Zagreb'in Maksimir Stadı'nın santra yuvarlağında geçiyor. Dino stadın görevlilerini kafalıyor ve antremandan sonra ışıkları açık bıraktırıyor. Ardından da Playboy güzeli karısı Nives Celzijus'la başlıyorlar rejenerasyon idmanına. Ablam yazdığı Gola Istina(Çıplak Gerçek) isimli kitabını Hırvat Beyaz Show'unda tanıtırken promosyonu böyle bir anıyla canlandırınca, popoyu görmezden gelen Dinamo Zagreb yönetimi bu kez kendini tutamamış ve Drpic'i transfer listesine koymuş. Yalnız bazı kaynaklar da Drpic'in zaten kumar problemi olduğu için satılacaklar listesine konulduğunu, bu olayın da üstüne tuz-biber ektiğini söylüyor. Kesin olan nokta ise içinde eski takım arkadaşı Modric'in oynadığı Tottenham'ın da bulunduğu bazı İngiliz takımlarının Drpic'le ilgilendiği.

Bir kısım Türk haber kaynakları bu olayın 2-0'lık İngiltere maçı sonrası cereyan ettiğini yazıyor ancak bu doğru değil. Dingilliğiyle meşhur yazılı medyamızın Daily Mail'den haber araklarken birebir çeviri yapması sonucu doğan bir durum. Adamlar İngiltere maçının daha sonra bu statta oynandığını yazmışlar, bizimkiler "later"ı görünce hikayeyi de güzel tamamlar diye "önce İngiltere'ye, sonra karısına..." diye sallamışlar hikayeyi. Bu arada haberin aslı Austrian Times'da çıkmış, onu da belirtelim.

"Dino had arranged that people should turn on the stadium lights for us and he finally fulfilled his dream of having sex in the middle of a football pitch. It was very naughty."

29 Ekim 2008

Baby-Faced Assassin

Baby-Faced Assassin yani Ole Gunnar Solskjaer. Tüm futbol tarihinin belki de en iyi, en verimli yedek oyuncusu. Ne zaman takımı gole ihtiyaç duysa, dara düşse Solakjaer oyuna girer ve günü kurtarırdı. Onun için kaçıncı dakikada oyuna girdiğinin, rakibin kim olduğunun veya maçın zorluğunun önemi yoktur, o sadece girer ve takımı için gerekli golleri atar. İşte bu yüzden futbol tarihinin önemli oyuncularından biri, bir Old Trafford efsanesi ve Manchester United'dan nefret eden insanların bile saygısını kazanabilmiş bir futbolcudur.

Solskjaer ayrıca müthiş bir profesyoneldir. Birçok takım onu kadrosuna katmak istemesine rağmen onu herhangi bir takımla transfer dedikodusunda adı geçerken ya da bir gece barlarda, eğlencelerde göremezsiniz. İşini iyi yapmasına engel olacak her şeyin önüne engel koyabilen bir oyuncudur. Bu konuda başka bir Old Trafford efsanesi Roy Keane onun profesyonelliği hakkında şöyle diyor; "Söz konusu profesyonellikse Ole hayatımda gördüğüm en profesyonel futbolcudur, büyük bi farkla." Keano'nun Ole hakkındaki bi diğer yorumu da onun golcülüğü hakkında; "Manchester United'da son yıllarda büyük golcüler forma giydi, Cantona, Cole ve Yorke, Hughes gibi. Tüm bu oyuncular golün kokusunu alıp golü nasıl atabileceklerini bilirlerdi fakat o an ceza sahası içinde topun birinin önüne düşmesi için tek bir şansınız olsaydı kesinlikle Ollie'nin önüne düşmesini dilerdiniz." Solskjaer 2007 yılında Norveç kralı Harald V tarafından şövalye ünvanıyla onurlandırılmıştır ve bu onuru en genç yaşta kazanan kişidir. Solskjaer aynı zamanda çok alçak gönüllü de bir futbolcudur. Kendisine taraftarların onu bu kadar çok sevmesiyle ilgili sorulan sorulara; "Kariyerim boyunca en iyi menajerle çalıştım, dünyadaki en iyi futbolcularla birlikte en iyi taraftarların önünde oynadım. Asıl ben onlara bana bunları yapma fırsatı verdikleri için teşekkür ederim." diye cevap verir.

Solskjaer futbol hayatına Norveç 3. liginde Clausenengen F.K. takımında kısa bir süre oynayarak başlamış. Burda kısa bir süre forma giydikten sonra 1994'de Norveç Premier Ligi takımı Molde F.K.'ya transfer olmuştur. Burda 42 maçta attığı 32 golle Sir Alex Ferguson'un dikkatini çekmiştir. 29 Temmuz 1996 yılında da 1.5M £ karşılığında Manchester United'a transfer olmuştur. Manchester United'la çıktığı ilk antrenmanın ardından Giggs'in evine gidince ailesine ve çevresine ilk sözleri şunlar olmuştur; "Ole ile ilk çıktığımız antrenman şut antrenmanıydı ve o gerçekten inanılmazdı, o gün eve gidip herkese yeni Alan Shearer'i transfer ettiğimizi anlattım." İlk sezonunda 18 gole imza atmıştır ve Manchester United'a transfer olduktan sonra yıllar boyunca birçok takım onu transfer etmek istemesine rağmen o hiçbir zaman Old Trafford'u terketmemiştir. Bu yüzden de Old Trafford tribünleri tarafından en çok sevilen oyunculardan biridir. Manchester United'da 366 kez forma giyerek 126 gole imza atmıştır. Bu gollerin içinde en önemlisi belki de 99 yılında Nou Camp'da Şampiyonlar Ligi finalinde Bayern Münih'e karşı son dakikada attığı kupayı getiren goldür. Bu golden sonra United taraftarı Solskjaer'e adeta tapmaya başlamıştır. Old Trafford tribünlerinde kendisi için bestelenen bu sözler de O'nun ne kadar sevildiğinin en önemli göstergesidir.


You are my solskjaer, my ole solskjaer.
You make me happy, when skies are grey.
When it is boring, you just keep scoring.
Please don't take my solskjaer away.

Solskjaer'in Manchester United tarihindeki yeri çok önemlidir, tüm bunları yazamayız elbette ki fakat birçok kişiye göre Ole'nin United tarihi boyunca en önemli 5 anı şunlardır;


Jan 24,1999 - Man Utd 2 Liverpool 1
FA Cup 4. turunda iki ezeli rakip karşı karşıya gelir. Owen'ın erken golüyle Liverpool maç boyunca önde mücadele eder, 88. dakikada Dwight Yorke beraberliği getirir. Solskjaer uzatma dakikalarında attığı golle maçı ve turu United'a getirir. Bu gol sonrası onu ilk kutlayan kişi Eric Cantona'dır.

Aug 25, 1996 - Man Utd 2 Blackburn 2
Solskjaer, Man Utd'a yeni transfer olmuştur ve ilk maçına çıkacaktır. 2-1 yenik durumdaki United'da maçı kurtarabilmek adına oyuna yeni transfer Ole girer ve son dakikalarda attığı golle beraberliği kurtarır ve bu beraberlikle Manchester United'ın 32 maçlık evinde yenilmeme serisi devam eder.

Feb 6, 1999 - Nottm Forest 1 Man Utd 8
Ole 71. dakikada girmesine rağmen oyuna girdikten sonra 10 dakika içinde 4 gole imza atarak tarihe geçer. Bu maç ayrıca premier ligdeki en farklı deplasman galibiyetidir. Maç hakkında David Beckham şöyle buyurmuştur; "O gün Ole'nin oyuna sonradan girip sadece 10 dakikada 4 gol atmasına bugün bile hala inanamıyorum."

May 26, 1999 - Man Utd 2 Bayern Munich 1
Solskjaerin resmi olarak Manchester United efsanesi olduğu maç. Tüm futbol tarihinin dramatik maçlarından biri. Kahraman yine klübeden gelip kupayı kazandıran Baby-Faced Assassin.

Korner sırasında spikerin sözleri;
"Is this their moment? Beckham with the cross, in towards sherringham, and Solskjaer has won it! Man Utd have reached the promised land..."

Aug 23, 2006 - Charlton 0 Man United 3
Aslında bu ne çok önemli bir maçtır ne de çok önemli bir gol. Fakat olayın önemi Solkjaer'in 3 yıl boyunca yaşadığı diz sakatlığı sebebiyle futbol topuna değmemiş olmasına rağmen geri dönüşünde ilk maçında yine golünü atarak kaldığı yerden devam etmesidir.

Bu listeye 2003 yılındaki Bayern Leverkusen ile oynanan şampiyonlar ligi yarı final maçı da eklenebilirdi. Fakat United'ın ve Ole'nin şanssızlığıdır ki o zamanlar sakatlığı sebebiyle bu maçlarda oynayamamıştır Ole. O maçlarda oynasa eminim ki tarihi değiştirecek bir şeyler yapardı.

Ole futbol hayatına bu sezona hazırlık maçları çerçevesinde oynanan 2 Ağustos 2008'deki Espanyol maçı ile veda etti. Maçı 80.dakikada Frazier Campbell'ın golüyle United 1-0 kazandı ve Solskjaer tüm kariyeri boyunca yaptığı gibi yine yedek olarak oyuna başladı ve o oyuna girdiğinde Old Trafford dakikalarca ayakta onu alkışladı. Maçı 68.868 kişi izledi ve bu Büyük Britanya tarihindeki en kalabalık ikinci jübileydi, Ole bu alanda sadece bir başka efsane Roy Keane'in gerisinde kaldı. United taraftarı onu 20LEGEND koreografisiyle uğurladı.

Şu anda kariyerine Manchester United rezerve takım antrenörü olarak devam ediyor. Burada da başarılarına devam ediyor Solskjaer. 2007-2008 Lancashire Senior Cup finalinde Liverpool rezerv takımını 3-2 mağlup ederek ilk kupasını kazanmıştır. Ronaldo'nun da dediği gibi yeşil sahalar onu şimdiden özledi. Belki birgün Sir'den boşalan koltukta görürüz kendisini, kimbilir...