
16 Ağustos 2009
15 Ağustos 2009
Ribery'nin Keyfi

An itibariyle Ribery, Werder Bremen maçında Bayern Münich'e olan inadına son vermek zorunda kalıp oyuna girdi. Daha önceki maçlarda sakatım diyerek oynamak istemeyen Madrid aşığı Fransa milli takımında döktürmüştü. Gel gelelim oyuna girdikten sonra da takıma hareket kazandırıp beraberlik golünün gelmesine yardımcı oldu. Henüz uzatmalar hariç 10 dakikalık bir süre varken belki de Allianz Arena'da galibiyet Ribery'nin ayaklarında.
Açılış Maçı: Chelsea - Hull City

Chelsea maça hızlı başladı. Daha ikinci dakikada Drogba'nın sert füzesi vardı. Bu sezon şu belli ki Drogba yedek kalmaz Chelsea'de. Kaleyi gördüğü an vuruyor bence şutunu da düzeltmiş, Allah ne verdiyse vuruyor. Hunt'ın golü karamboldü. Zaten Hull büyük takımlara karşı basketbol deyimiyle set hücumu yapamaz.
Drogba'nın ikinci golü umarım bu sezonun habercisidir. Golden önce orta sahadan topu alışı, mükemmel süzülüşü Deco'ya verdiği pastan sonra geri alışı (ki orda Deco'nun yerinde ben bile olsam o uyum yine aynı olurdu) ve hayvanoğluhayvan dedirten vuruşu. Bu adam için sezon ortasında İtalya'ya kaçar diyoduk ki güzel bir geri dönüş yaptı.
Yavuz Çetin...1970-2001
Yavuz Çetin aramızdan ayrılalı 8 yıl olmuş. 8 yılda çok şey değişti belki, ama bu topraklarda onun kadar iyi bir rock/blues gitaristi yetişmedi bir daha.
14 Ağustos 2009
David Bentley

David Bentley alkollü araç kullanmaktan tutuklanmış. Dün gece yerel saat ile 3 civarı alkollü araç kullandığı tespit edilen Bentley çıkarıldığı mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış. Bir sonraki duruşma 28 Ağustos'ta Pişman olduğunu dile getiren futbolcu tüm takım arkadaşları ve sevenlerinden özür dilemiş.
13 Ağustos 2009
Hadi Beni Güldür Biraz
Bu dünyada senden güzel mi var
Bu dünyada her şey güzel bi bak
Keyfin kalmamışsa susar bu şarkılar
Giyinip boyansan da renkler solar
Sebebin kalmadıysa varolmak ızdırapsa
Yüzünde maskeyle geçer yıllar
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var daha çocuğuz inan
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var sonuna kadar dayan
Aynayı kırdılar güzel göstermiyor diye
Bölündü parçalar çoğaldılar
Parıltı kalmadıysa,yüreğin çarpmıyorsa
Dünyadan ala cehennem mi var
Dünyada hala cehennem mi var
Hayat toz pembe olur sen istersen
Ne ekersen biçersin bu gizemli bağda
Bir yanın karanlık bir yanın aydınlık
Işık bir yerdense şüphen mi var
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var daha çocuğuz inan
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var sonuna kadar dayan
Mutlu günler herkese :)
Back in Milan ? Again ?
Train in Public
Yeni Forma - Liverpool
Top European Team’s Sponsorship Deals
Manchester United: £20 million a year (£80 million over four years) with Aon
Bayern Munich: £17 million (£68 million over four years) with T-Home
Juventus: £15 million a year (£75 million over five years) with Tamoil
Real Madrid: £12.7 million a year (£38 million over three years) with Bwin.com
Chelsea: £11 million+ a year (£55 million over five years) with Samsung
Liverpool: £7.2 million: Liverpool’s annual fee from Carlsberg expires in 2010
Arsenal: £6.7 million per year (£100 million over 15 years) with Emirates (This is Anfield)Fener: 2 bira parası :P
Kerem Gönlüm

WADA'nın (Dünya Anti-Doping Ajansı) yasak listesinde yer alan 'cathene' maddesi bulunmuş doping testinde.. Aslında tam olarak doping diyemeyiz bir tür sindirim sistemini güçlendiren madde. Asıl olayı zayıflamaya çalışanlara yardımdır. İngiltere'de serbest olan maddenin ABD ve Kanada'da kullanımı yasakmış mesela. Yine de Kerem Milli Takım kadrosundan çıkarılmış.
12 Ağustos 2009
Copa Sudamericana
11 Ağustos 2009
Kendine İyi Bak
...
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...
05 Ağustos 2009
kısa kısa
27'sinden günümüze fenerbahçe honved'e 5 taktı. galatasaray da aşağı kalmadı gol sayısında, makabi netanyahu maçında. bu maçın benim açımdan şöyle bir önemi vardı, güiza nın herhangi bir maçta bu kadar gol atabileceğini görmüş oldum. yalnız bu herifin aşırtması falan çok iyi, pozisyonu kokluyor- soteye yatıyor, sinsice vuruyor da hocam hiç mi swerve olmaz bir forvetin vuruşunda.
neyse, avrupa'nın en iyi golcüsüymüş güiza daum hocama göre. daum cuğumun diğer bir görüşüne geçelim. fenerbahçe seyircisinin kendisinin bildiği o eski heyecana sahip olmadığını ateşinin söndüğünü tok müşteri moduna geçtiğini söylemiş. aragones gibi bir tranquilizer alınca bir yıl boyunca seyirci de böyle bir şey olmuş olabilir; ancak tribünler hiçbir zaman tezahürat bakımında ateşli olmadı fenerbahçede. neyin ateşinden heyecanından bahsediyor bilemiyorum ama bizim takımın profili daha çok british. top rakipteyken ıslıklama, beğenilen oyuncuya şakşaklama; gerektiğinde de kendi takımına muhaliflik. daum'a şantaj yapıyorlarmış güya, belki kafası karışıktır böyle garip değerlendirmeler yapmış olabilir bu nedenden.
Aynı süre zarfında, fb gs 5 atarken geçen sene Türksel Süper Lig'inin sürpriz takımı Sivasspor, şampiyonlar ligi ön elemesinde Anderlecht'ten 5 yedi. dünkü maçta 3-1 lik galibiyet ile uefa için umut verdiler; ancak savunmanın göbeği çok berbat sivasspor'da. uche ve högh ü koy şu anda, bu yaşlarında daha verimli oynarlar.
haftaya lig başlıyor, türksel süper lig artık başlasın diyorum. ama 2-3 hafta güzel bir oyun izleyemeceğiz gibi, hiçbir takım olması gereken seviyede değil. eylül ayında güzel futbol izleriz, kondüsyonları yerine gelince topçuların.
lig demişken transfere harcanan para ile ilgili bir haber vardı ntvspor'da, izleyemeyenler için not düşeyim buraya. transfer edilen net zararları ve bu transfler sonucunda avrupa'da gelen başarıyı konu alan bir haberdi. kıyaslama yapılan takım porto idi.
bjk 50 küsür, fener 48 ve gsaray 32 milyon avro net zarardaymış. porto ise 200 küsür civarı net kar elde etmiş transferlerinden. 3 türk takımı bu transfer politikasıyla şampiyonlar liginde 4 yılda sadece 1 kez çeyrek final görebilmişken, porto 3 kez ilk turu geçmiş 1 kez de çeyrek final oynamış. mourinho şampiyon da yaptı 10 yıl süreç içinde. daha ne olsun. bizim takımlarımız daha m topuz'a yılda 2.2 versin, deivid'e 3, ferrari'ye 2.5, belözoğlu na 3.5 vs vs vs. biraz feyz alıp transfer politikalarına çeki düzen verin birader. sonra digitürk pahalılaşıyor, kombineler ateş pahası oluyor sizin afaki harcamalarınıza kaynak oluşsun diye. lütfen.




















