08 Ekim 2008

Bir Soğuk Rusya Gecesi...

Geçtiğimiz sene Uefa Kupasını kaldırma başarısını gösteren Rus ekibi Zenit St. Petersburg aynı zamanda Rusya Premier Liga'nın da şampiyonu olmuştu. Uefa Kupasının 5 takımlık eleme gruplarından 4 maçta 5 puan alarak ancak 3. olarak çıkabilmişti Zenit bir üst tura. Grubun ilk iki sırasını ise Everton ve Nürnberg oluşturuyordu. Nürnberg sürpriz yaptı, Almanya'da ligin dibine demir atmışlardı o esnalarda. Elenen takımlar ise AZ Alkmaar ve Larissa idi. Alkmaar elendi, Uefa şampiyonu 1 puan farkla üst tura çıkmayı başardı. Galatasaray'ın grubundan sonraki en garip grup buydu.


Daha sonra eski Uefa Şampiyonu Galatasaray, Skibbe'nin o zaman ki takımı olan Bayern Leverkusen'den 5 yiyerek elenirken Zenit, grubunu ilk sırada tamamlayarak formda olan Villareal'i deplasmanda atılan golün kıymeti ile elemeyi başardı. Nürnberg de Benfica'nın gazabına uğramıştı.

Zenit bir üst turda da yine deplasmanda atılan golün sayesinde eski Galatasaray'lı Eric Gerets'in takımı olan Marsilya'yı kupanın dışına iteliyiverdi. Gelişen, olgunlaşan ve vahşileşen Zenit bu noktadan sonra 2. dünya savaşında gibi hissetmiş olsa gerek kendini ki büyük bir Alman kıyımına başladı. Önce Leverkusen'i Skibbe'nin gözleri önünde Omaha Beach'den denize döktü. Yarı Finalde ise Bayern Münih'i hayvani kadrosuna rağmen sopaladı.

Enteresandır, Rusya Milli takımının iskeletini oluşturan Zenit, Euro 2008'in finalisti Almanya'nın 2 önemli takımını ezip geçmiştir. Futbolunu geliştiren ülkeler yavaş yavaş gözükmektedir. Ama kesinlikle Türkiye futbolunu geliştirenler listesinde yer almamaktadır. Neyse, devam edelim.

Finalde ise geçmiş turlardaki rakiplerine nazaran daha az etkili olan Glasgow Rangers denk gelmişti bu kez karşılarına. Zenit de bütün bahisçileri haklı çıkartarak kupayı müzesine götürmüş, Avrupa'nın tozunu yutmuştur.

Gelelim bu seneye... Zenit bu sezon tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligine katılıyor. Grupta henüz galibiyeti yok. İtalya'da Juventus'a 1-0 mağlup oldular. Juventus resmen kök söktü Zenit'i yenicem diye. İkinci maçlarda ise Real Madrid Rusya'da zar zor yendi Zenit'i. Maçı izleyenler bilir, Madrid iyice mimdi maçta. Grupları çok zor. Bate ile sıradaki maçları, büyük ihtimal yeneceklerdir.

Bence Zenit şu anda Avrupa'nın en göze hoş gelen futbolunu oynamakta. Kadroları da oldukça güzel. Arshavin hakikaten iyi topçu, Chelsea'ye gidecekti ama neden bilmiyorum yuvada kaldı. İyi de yaptı, göze hoş gelen Zenit futbolunun en önemli parçası. Bir de Ertem Şener'in ısrarla "Dani" diye telafuz ettiği ancak doğrusunun "Deni" olması gerektiğine inandığım Danny diye bir Portekizli var. Asıl adı Daniel Miquel Alves Gomes Gani. Onun dışında Dominguez, Zyrianov, Anyukov, Tekke gibi topçuları da es geçmemek lazım. Bir de Ukraynalı kurt topçu Tymoschuk var. Taş gibi maşallah...


Bu güzel futbolun mimarlarına bakalım öyleyse: Öncelikle ilk mimari takıma maddiyen destek veren Gazprom şirketi. Adı üstünde gaz şirketi. Takıma da gazı verdi haliyle. Rusya'nın en büyük şirketi olan Gazprom ayrıca dünyanın da en çok doğal gaz çıkartan kuruluşu. Ülkenin gaz ihtiyacının %93'ünü kompanse edebilmekte olan şirket, Zenit adeta ihya etti.

Bir de bahsini geçirmemiz gereken mimar var ki bence esas adam o, Dick Advocaat. Maddi imkanları da arkasına alan 61 yaşındaki Hollandalı çalıştırıcı, Zenit'e tarihinin ilklerini yaşattı. Bir nevi Rusya'nın Fatih Terim'i kendisi. Zenit'i izleyin, bana hak vereceksiniz. Performans/Kadro oranında belki de şu anda en iyi teknik direktör bence. Güney Kore'nin başında Dünya 4.lüğünü de unutmayalım. Yoktan var eden bir teknik adam Advocaat.

Manchester Unidet'ı 2-0 gibi net bir skorla geçip Uefa Kupasının yanında Süper Kupayı da kazanan Gazcılar takımı şimdilerde ise ligte pek iyi değiller. Gazprom ve Advocaat birşeyler düşneceklerdir elbet. Ancak şunu sölemeliyim ki kesinlikle şansız bir takım Zenit. En azından şampiyonlar liginde öyle... Madrid ballı olmasaydı, Rusya'dan puan çıkartamazdı.

Sol kanatta Sirl diye bir topçu var, çok sağlam bindirmeler yapıyor. Salgoda'u eskitti Madrid maçında. Arshavin'in biraz daha agresif olması lazım maç boyunca. Zira topu ayağına alınca iyi hareketler yapabiliyor. Forvet hattı biraz zayıf gibi, Kollervari bir topçuları var ismi baya karışık. Pogrebnyak... Ben pek haz etmiyorum ondan, Tekke daha iyi topçu bence. Anyukov da sağ kanatta güzel işler yapıyor. Yine oldukça Christiano Ronaldo'ya benzeyen tarzı ile dikkat çeken ve takım tarihindeki ilk şampiyonlar ligi golüne imzasını atan Danny, hücumda önemli bir silah. Muhtemelen önümüzdeki sene Premier Lige doğru yelken açar. Geçtiğimiz sezon 30 milyon Euro karşılığında takıma katılmıştı, heralde 40 milyon Euro'ya Manchester City'e varır gemisi er yada geç böyle devam ederse. Sporting Lizbon'da oynadığı dönemlerde gider diye düşünülmüştü ama Rusya'nın soğuğu ısıtmış Danny'i. Kötü kadın - az votka paradoksu...

Zenit'ten beklentim açıkçası Şampiyonlar Liginde gruptan çıkabilmeleri. 3. olup Uefa'ya kalırlarsa ve bize denk gelirlerse düz basarız karşılarında. Arshavin Servet'i ayakçı eder, Tekke gol attıktan sonra sevinemez, Lincoln soğuk diye oynamaz, Sabri 40 metreden tacı görür, PES 2009'da en düşük IQ'lu topçu sıfatıyla kendine yer edinir.


Keşke öyle bir section olsa topçuların özelliklerinde, Stamina-Balance-Attack-Shot Acc.-IQ falan diyerekten devam etse. Sabri'nın şanı yürürdü...